İŞYERLERİNİN TİCARETİ YAPTIKLARI EMTİANIN PERSONEL İAŞE GİDERLERİNDE KULLANILMASI

İŞYERLERİNİN TİCARETİ YAPTIKLARI EMTİANIN PERSONEL İAŞE GİDERLERİNDE KULLANILMASI

I- GİRİŞ

Globalleşen dünyada değişen ekonomik şartlara uyum sağlamak ve gelişmelerin arkasında kalmamak kişi ve kurumların önemli görevleri arasında sayılmaktadır. Bilindiği üzere vergi, mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerden kamu harcamalarını karşılamak üzere karşılıksız olarak alınan kamu geliridir. Bu kamu gelirlerinin mevzuatının sürekli değişmesi ve bu değişikliklerin takibi yükümlülerin her an gündeminde olan bir konudur.

Yükümlüler sürekli değişen ve gelişen mali ve ekonomik mevzuatı her halükarda yakından takip etmek zorundadırlar. Özellikle firmalarda verimliliği artırmak açısından sosyali çerik taşıyan giderler öncelikli olarak dikkatle izlenmeli ve istifade edilmelidir. Kamu idaresince bir boyutuyla vergisel avantaj olarak ta vergi mükelleflerine sunulan bu sosyal iççerikli giderlerin yükümlüler tarafından iyi değerlendirilmesi gereklidir.

Bu yazımızda sosyal içerikli giderlerden olan personele işyeri ve işyeri müştemilatında verilen yemek giderlerinin vergi mevzuatındaki yerini ve bu konuya dahil bazı özellikli durumları değerlendirmeye çalışacağız.

II- GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ AÇISINDAN

GVK’nun 40 ıncı maddesinde ticari safi kazancın tespit edilmesi için indirilebilecek giderler sekiz madde halinde sayılmıştır. Diğer taraftan, kurumlar vergisi mükelleflerin içinde KVK’nun “safi kurum kazancı” başlıklı 13 üncü maddesine göre “safi kurum kazancının tespitinde gelir vergisi kanunun ticari kazanç hükümleri uygulanır” denilmektedir.

İndirilecek giderlerin sayıldığı GVK’nun 40 ıncı maddesinin ikinci bendinde; hizmetli ve işçilere işyerinde veya işyerinin müştemilatında (=eklentilerinde) iaşe (=yemek, yiyecek) sağlanması giderlerinin, ticari safi kazancın tespitinde indirilmesi kabul edilen giderlerden olduğunu sayılmıştır.

GVK’nun “gelir vergisinde istisna edilen ücret gelirleri”nin belirlendiği 23 üncü maddenin 8 inci bendinde de hizmet erbabına işverenlerce işyerinde veya işyeri müştemilatında yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatleri de saymıştır.

Bu iki maddenin birlikte mütaalasına göre hizmetli veya işçilerin işyeri veya müştemilatında iaşesi için yapılan giderlerin ticari kazancın elde edilmesi veya idame ettirilmesi için gerekli  faaliyet giderlerinden olduğu ve yapılan bu giderlerin gelir  vergisinden istisna edildiği belirlenerek gider yazılması konusunda tereddüt olmadığı ortaya çıkmaktadır.

Yapılan düzenlemenin yerinde ve isabetli olduğu gerçektir. Çünkü iş yeri veya müştemilatında hizmet erbabına veya işçilere verilen iaşeler ücretin bir unsuru değildir. Bu gederler ticari kazancın sağlanması ve sürekliliğinin gerçekleştirilmesi için gerekli faaliyet giderleridir. Bu giderler vasıtasıyla işlerlerinde iş barışı ve motivasyon artışı sağlanmakta ayrıca çalışan-işveren dayanışması gerçekleşmesine vesile olunarak verimlilik artışı gerçekleştirilmektedir.

“iaşe”ve “müştemilat” tabirlerinde vurgulanan muhtevanın dikkate alınarak, işverenlerin hizmet erbabına ve işçilere işyeri ve işyerinin eklentilerinde yemek vermek suretiyle sağladıkları menfaatlerin bedelleri belgelerine dayanarak üzerinden ayrıca gelir vergisi hesaplanmasına gerek bulunmadan gider yazılabilmektedir.

Burada verilen yemeğin işyerinde pişirilmesi de şart değildir. Yemek hazır olarak dışardan alınıp işyerinin yemekhane veya mutfak olarak tahsis edilen bölümünde de personelin istifadesine sunulabilir.

III- KATMA DEĞER VERGİSİ AÇISINDAN

KDVK’nun 3/a maddesinde “vergiye tabi malların her ne surette olursa olsun vergiye tabii işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesi” vergiye tabi malların işletme personeline ücret, pirim, ikramiye, hediye, teberru gibi namlarla verilmesi” teslim sayılan hallerden olduğunu belirleyerek KDV’ye tabi tutulması gerektiği hükme bağlanmıştır.

Buna göre teslimi KDV’ye tabi olan malların işletme personeline ücret, prim, ikramiye, teberru gibi isimlerle verilmesi şeklinde sağlanan menfaat ayni olarak verilmiş bir ücrettir. Bu teslimler için KDV hesaplanması gerekmektedir.

Kanun maddesinin “vergiye tabi malların işletme personeline ücret, pirim, ikramiye, hediye teberru gibi namlarla verilmesi” şeklinde lafzının “mevhum-u muhalifine” göre ise “vergiye tabi malın faaliyetin devamı ve kazanç elde edilmesi gayesine yönelik olarak personel iaşe giderlerine konu edilerek sarf edilmesi” KDV’ne tabi bir işlem değildir.

Personele sağlanan iaşe giderlerinin gelir ve kurumlar vergisi matrahları tespitine etkisi ve üzerinden katma değer vergisi hesaplanması iç içelik arz etmektedir. Yükümlülerin firmalarından çektikleri bir malın çıkışının ticari faaliyetin içeriğiyle ilgiliyse ve ticari faaliyetin idamesi için yapılması gereken bir masraf ise; faaliyet gideri olarak dikkate alınmalıdır.

Personele işyeri veya işyeri müştemilatı dahilinde verilen yemekler ticari faaliyetin gereği bir faaliyet gideri olarak mutaala edildiğinde bu gidere ait ödenen KDV’lerinde indirim konusu yapılması gereklidir.

Katma değer vergisi uygulamasında hizmet erbabına sağlanan menfaatlerden “personele işyerlerinde veya müştemilatında yemek verilmesi”nin KDV’ye tabi tutmayacağı 9 numaralı KDVK Genel Tebliğinin 8 nolu bölümünde açık bir şekilde belirtilmiştir. Söz konusu tebliğde “personele işyerinde veya müştemalitında yemek verilmesi” giderleri “işletmede yaratılan katma değerin bir unsuru olan bu giderler maliyetin bir parçası olduğundan personele tahsis sırasında vergiye tabi tutulmayacak, bu mal ve hizmetlerin iktisabında yüklenilen vergiler ise genel hükümlere göre indirim konusu yapılabilecektir”

Uygulamada sıkça rastlandığı üzere firmalar, hizmet erbabı ve işçileri için kendi bünyelerinde oluşturdukları mutfakları ve mutfağın işletilmesi için bulundurdukları aşçıları vasıtasıyla yemek pişirmekte ve bunun daha ekonomik ve steril olduğunu düşünmektedir.

Bu uygulamayı yapan firmalar iaşe için gerekli malzemeleri muhtelif tedarikçi kurumlardan sağlayarak ödedikleri KDV’leri de indirim konusu yapmaktadırlar. Yapılan bu işlem kanaatimize göre vergi yasalarımıza uygundur.

Bu yazımızın özel konusunu oluşturan “işyerlerinin ticaretini yaptıkları emtianın personel iaşe giderlerinde kullanılması” konusu yukarıda incelemeye çalıştığımız “personele işyeri ve işyeri müştemilatında yemek verilmesi” konusunun içindedir. Firmaların ticaretini yaptıkları emtiadan çalışan personelin sayısıyla mütenasip kısmını personeli için hazırlanan yemekte kullanabilir. Bu konuda muvazaaya yer verilmeyecek şekilde düzenlenecek “dahili sarf belgesi” veya dahili sarf zabıtı” na istinaden ilgili gider hesabına aktarabilir.

IV- THP’YE GÖRE MUHASEBELEŞTİRİLMESİ

İncelemeye çalıştığımız konunun muhasebeleştirilmesiyle ilgili muhasebe kaydı örnekleri konunun daha iyi anlaşılabilmesi için aşağıda sunulmuştur.

Örnek; Her türlü gıda ve ihtiyaç maddeleri ticaretiyle iştigal eden ve marketler zinciri işletmeciliği yapan bir yükümlü satışlar yaptığı ticari mallardan (temel gıda maddesi) bazılarını özel ihtiyaçlarını karşılamak üzere evine götürmüştür.

Söz konusu ticari malların firmadan çekilişi sebebiyle KDV hesaplaması gereklidir. Çekilen ticari malların emsal bedelinin 50.000.000.- TL olduğu varsayılırsa muhasebe kaydı THP’ye göre (7/A seçeneği) aşağıdaki gibi olacaktır.

_____________________ / __________________

131- Ortalardan Alacaklar                 58.500.000.-TL

         153- Ticari Mallar                           50.000.000.-TL

          391- Hesaplanan KDV                    8.500.000.-TL

_____________________ / ____________________

Bahsi geçen 50.000.000.-TL’lık ticari malların firma bünyesinde hazırlanan personel yemeği için sarf edilmesi halinde ise THP’ye yapılacak muhasebe kaydı aşağıdaki gibi alacaktır. (Ticari malların maliyet bedeli 42.500.000.-TL varsayılmıştır.)

___________________________ / _____________________

770- Genel Yönetim Giderleri                      42.500.000.-

         770 4 431 – Personel İaşe Gideri

                  153- Ticari Mallar                                    42.500.000.-

__________________________ / _______________________

V- SONUÇ

İşyeri veya işyeri müştemilatında (eklentilerinde) personele verilen iaşe (yemek, yedirme) harcamaları ticari kazancın tespitinde gider olarak alınabilecektir.

İaşe giderlerinin alımında ödenen KDV’ler ise genel kurallara göre indirim konusu yapılabilecektir.

Diğer taraftan yükümlülerin ticaretini yaptıkları ticari mallardan bazılarının kendi personeli için hazırlanan yemekte sarf edilmesi halinde, yapılan harcamalar yukarıdaki bölümlerde ayrıntılı olarak açıklandığı şekilde giderleştirilebilecektir.

Yükümlülerin bu tür giderleştirme uygulamalarında muvazaalı işlemlerden kaçınılmaları, işin hacmi ve büyüklüğü, personel sayısı gibi hususları belirten “dahili sarf belgeleri” veya “sarf tutanakları”nın giderleştirme kayıtlarının müstenidi olarak muhafazası gereklidir.

Abubekir Taşyürek

Yeminli Mali Müşavir İSMMMO

Satmak amacıyla üretilen emtianın işyerinde kullanılması halinde belge düzeni

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
AYDIN VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri ve Usul Müdürlüğü)
Sayı
:
B.07.1.GİB.4.09.15.02-1.2010.5.VUK-10
21/06/2012
Konu
:
Fatura Düzenleme
            İlgi dilekçenizin incelenmesinden, …. Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi numarasında mükellefiyetinizin bulunduğu, şirketin ana faaliyet konusunun “Yem İmalatı, Satışı ve Pazarlaması” olduğu, bu işe ilave olarak süt ve besi hayvancılığı işi ile iştigal etmeye başlayacağınızı, hayvancılık işinin yapılacağı şubede satın alınacak yemlerin yanı sıra kendi ürettiğiniz yemleri de kullanacağınızı belirterek dahili sarf olarak kullanacağınız yemler için fatura düzenleyip düzenlemeyeceğiniz, fatura düzenlemeniz durumunda gelir ve gider/maliyet unsuru olarak nasıl değerlendirilmesi gerektiği, katma değer vergisi beyanın ne şekilde olacağı hususunda bilgi istediğiniz anlaşılmaktadır.
            Bilindiği üzere; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesinde; Türkiye’de ticari, sinai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu; 2 nci maddesinde; teslim ifadesinin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu; 3 üncü maddesinde ise teslim sayılan hallerin;
            a) Vergiye tabi malların her ne suretle olursa olsun, vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesi, vergiye tabi malların işletme personeline ücret, prim, ikramiye, hediye, teberru gibi namlarla verilmesi,
            b) Vergiye tabi malların, üretilip teslimi vergiden istisna edilmiş olan mallar için her ne suretle olursa olsun kullanılması veya sarfı,
            c) Mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılan satışlarda zilyetliğin devri,
            olduğu ifade edilmiştir.
            Bu itibarla, şirketinizin ürettiği emtiayı yine şirket bünyesindeki başka bir ünitede kullanması dahili sarf niteliğinde olduğundan ve herhangi bir teslim söz konusu olmadığından katma değer vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir.
            Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde, “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.” hükmü, 230 uncu maddesinin 5 numaralı bendinde ise “… Malın, bir mükellefin birden çok işyerleri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncu veya diğer bir aracıya gönderildiği hallerde de, malın gönderen tarafından sevk irsaliyesine bağlanması gereklidir…” hükmü yer almaktadır.
            Buna göre, şirketinizce üretilecek yemlerin yine şirketinize ait süt ve besi hayvancılığı işinde kullanılması durumunda fatura düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Ayrıca, söz konusu emtianın süt ve besi hayvancılığı yapılan yerlere sevkinde şirketinizce sevk irsaliyesi düzenleneceği tabiidir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

1- Yılmaz Özbalcı, Gelir Vergisi Kanunu Yorum ve Açıklamaları, Kasım 1998

2- Mehmet Maç, KDV Uygulaması, 3. Baskı, Denet A.Ş. 1995

3- Mehmet Maç, Genel Kurumlar Vergisi, 2. Baskı, Denet A.Ş. 1996

4- Nalan Akdoğan, Orhan Sevilengül, MSUGT’ye Göre Tek Düzen Muhasebe Sistemi 

    Uygulaması, İSMMMO Yayınları, İstanbul 1995