Kategori: Sgk Mevzuatı

  • Yıllık İzinlerin Bölünmesinde Yeni Düzenleme: Yıllık İzinler Kaç Parçada Kullanılabilecek?

    Yıllık İzinlerin Bölünmesinde Yeni Düzenleme: Yıllık İzinler Kaç Parçada Kullanılabilecek?

    Yıllık İzinlerin Bölünmesinde Yeni Düzenleme: Yıllık İzinler Kaç Parçada Kullanılabilecek?

    Yıllık İzinlerin Bölünmesi

    I- Giriş: Yıllık Ücretli İzine İlişkin Yasal Düzenlemeler

    1982 tarihli T.C. Anayasasının, “Çalışma Şartları ve Dinlenme Hakkı” başlıklı 50. maddesinde: “Dinlenmek, çalışanların hakkıdır” denmiş ve “Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir” hükmü yer almıştır. Yıllık ücretli izin hakkı, 4857 sayılı İş Kanununun 53 ila 61. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayrıca, uygulamaya ilişkin olarak ve 4857 sayılı İş Kanununun 60. maddesine dayanarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından “Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği” yayımlanmıştır.

    II- Yıllık Ücretli İzin Süreleri

    4857 sayılı İş Kanunu, yıllık izin gün sayılarını üç parametre kullanarak belirlemiştir. Bu üç parametre:

    a) Çalışanın o işyerindeki kıdemi (çalışma süresi),

    b) Çalışanın yaşı,

    c) Yer altı işlerinde çalışan işçilere ilişkin özel düzenlemedir.

    Yaş parametresi ile belirli bir yaşın altındaki ve üstündeki çalışanlar gözetilmiş ve bu kişilerin izin gün sayıları, o işyerindeki kıdemlerine bakılmaksızın en az 20 gün olacak şekilde düzenlenmiş; kıdem parametresi ile bir çalışanın o işyerindeki izin süresi, kıdemi ile doğru orantılı olarak arttırılmış ve kıdemli çalışanlar korunmuş; madde hükmüne, 2014 yılında eklenen ek cümle ile de yer altı işlerinde çalışanların izin gün sayıları diğer sektörlerde çalışanlara göre arttırılmıştır.

    Kanunun 53. maddesinde yıllık ücretli izin gün sayıları şu şekilde belirlenmiştir:

    1- İşyerindeki kıdemi 1-6 yıl (5. yıl dahil 6. yıl hariç) arasında olan çalışanlara, 14 günden,

    2- İşyerindeki kıdemi 6-15 yıl (6. yıl dahil 15. yıl hariç) arasında olanlara, 20 günden ve

    3- İşyerindeki kıdemi 15 yıl (15. yıl dahil) ve daha fazla olanlara ise 26 günden az yıllık ücretli izin verilemez.

    53. maddeye, 6552 sayılı Kanunla, 10.09.2014 tarihinde eklenen ek cümle ile: “Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır” denmiştir. Yani yukarıda yer alan izin gün sayıları yer altı işlerde çalışan işçiler için 14, 20 ve 26 gün olarak değil 18, 24 ve 30 gün olarak uygulanacaktır. Örneğin; 01.01.2015 tarihinde bu kapsamdaki bir işyerinde ilk defa çalışmaya başlayan kişinin 1 yıllık bekleme süresi 31.12.2015 tarihinde dolacak ve bu kişi 01.01.2016 tarihinden itibaren 14 değil, 18 günlük izne hak kazanacaktır.

    Yine 53. madde hükmü ile 18 yaşından küçüklere (18. yaş dahil) ve 50 yaşından büyüklere (50. yaş dahil) o işyerindeki kıdem süresi ne olursa olsun 20 günden az yıllık ücretli izin verilemez.

    Örneğin; 52 yaşında bir çalışan, 01.01.2015 tarihinde bir işyerinde çalışmaya başlamış ve 1 yıllık bekleme süresini 31.12.2015 tarihinde doldurmuştur. Bu kişi 01.01.2016 tarihinden itibaren 14 değil, 20 günlük izne hak kazanacaktır.

    III- Yıllık Ücretli İznin Bölünmesine İlişkin Olarak 25.04.2016 Tarihine Kadar Yürürlükte Olan Düzenleme

    4857 sayılı İş Kanununun 56. maddesinin, 25.04.2016 tarihine kadar yürürlükte olan 3. fıkrasında, yıllık izinlerin bölünmesine ilişkin olarak: “… 53’üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir” denmişti.

    İş Kanunumuzda esas olan yıllık izinlerin bölünmeden, tek parça halinde kullanılması olsa da 3. fıkra hükmü gereği, tarafların karşılıklı anlaşması ile izinler bölünebilir.

    Ancak bunun için;

    a) Bölünen iznin bir parçası 10 günden az olmamalı,

    b) İzin en çok 3’e bölünmeli idi.

    Çalışanlar, bu fıkra hükmü ile yıllık izinlerini, işvereninde onayını almak şartıyla çeşitli kombinasyonlar oluşturarak kullanabiliyordu. Örneğin; 14 gün yıllık izni olan bir çalışan, yukarıda yer alan 3. fıkra hükmü ile yıllık izinlerini 10+2+2, 10+3+1, 13+1, 12+1+1 vb. kombinasyonlar halinde kullanabiliyordu.

    IV- Yıllık Ücretli İznin Bölünmesine İlişkin Olarak 26.04.2016 Tarihinde Yürürlüğe Giren Yeni Düzenleme: Ne Değişti?

    TBMM tarafından, 14.04.2016 tarihinde kabul edilen ve 26.04.2016 tarihinde, 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve yayımı tarihi itibari ile yürürlüğe giren 6704 sayılı “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 16. maddesi ile 4857 sayılı Kanunun 56. maddesinin 3. fıkrası: … 53’üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabilir” şeklinde değiştirilmiştir.

    1. fıkrada yapılan bu değişiklikle:

    1- Eski fıkra hükmünde yer alan yıllık izinlerin en fazla üçe bölünebileceği hükmü kaldırılmış ve yıllık izinlerin bölümler halinde kullanılabileceği ifade edilmiş, ayrıca izinlerin en fazla kaç parçada kullanılabileceğine ilişkin bir üst sınır konmamıştır.

    2- Yeni düzenlemede de eski fıkra hükmünde olduğu gibi izinlerin bölünmesi için “tarafların karşılıklı anlaşması” hususu yine korunmuştur.

    3- Son olarak yine eski fıkra hükmünde yer alan ve bölünen iznin bir parçasının “10 günden az olmaması şartı” korunmuştur.

    Bu değişiklikten sonra yıllık izinler tarafların karşılıklı anlaşması şartıyla ve bir parçası on günden az olmamak kaydıyla herhangi bir sınırlama olmaksızın bölünebilecektir. Örneğin; 14 günlük yıllık izni olan bir çalışan yıllık iznini 10+1+1+1+1 şeklinde bölebilecektir.

    V- Sonuç

    4857 sayılı İş Kanununun 56. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında: “Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Bu iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur” denmiş ve 26.04.2016 tarihinde değiştirilen 3. fıkrasında ise “Ayrıca, 53’üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabilir”denmiştir. Anılı üç fıkra hükmü incelendiğinde; esas olan yıllık izinlerin bölünmeden tek parça olarak kullanılmasıdır; yani Kanunun 53. maddesinde yer alan izin sürelerinin, işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunlu tutulmuştur. Çalışan, yıllık izninin tamamını tek bir seferde kullanmak isterse, işveren, çalışanın yıllık iznini bölerek kullanmasını isteyemez; çalışanı, yıllık iznini bölmesi konusunda zorlayamaz. Yıllık izinlerin tek parça halinde kullanılması esas olsa da 3. fıkra hükmü gereğince yıllık izinler bölünerek kullanılabilir. Bunun için tarafların karşılıklı olarak anlaşması ve bölünen yıllık iznin bir parçasının on günden az olmaması gerekmektedir. Yapılan değişiklikle, yıllık izinlerin en çok üçe bölünebileceğine ilişkin emredici hüküm kaldırılmış ve izinlerin kaç parçada kullanılması gerektiği noktasında herhangi bir sınırlama getirmemiştir.

    6704 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 4857 sayılı Kanunun 56. maddesinin 3. fıkrasında yapılan ve 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik özü itibari ile çalışma hayatının esnekleştirilmesinin bir örneğidir. Yapılan değişiklikle, yıllık izinlerin en fazla üçe bölünebileceğine ilişkin emredici hüküm kaldırılmış; ancak önceki düzenlemede yer alan, izinlerin ancak tarafların karşılıklı anlaşması ile bölünebileceği ve bölünen iznin bir parçasının on günden az olamayacağı hükümleri aynen korunmuştur. Kanımızca, korunan eski fıkra hükümleri ile işçinin, yıllık iznini bölmeye zorlanamaması ve kesintisiz/sürekli dinlenme hakkının sağlanması devam ettirilmiş; değiştirilen hüküm ile de yıllık iznini parçalar halinde kullanmak isteyen işçi lehine bir esnekleştirme sağlanmıştır. Bu sebeple gerek korunan ve gerekse de değiştirilen hükümler itibari ile düzenleme isabetli olmuştur.

    kaynak: alomaliye

  • İşsizlik Maaşına Hak Kazanma Şartları

    İşsizlik Maaşına Hak Kazanma Şartları

    İşsizlik Maaşına Hak Kazanma Şartları

    Çalışanlar için ücret en önemli güvencelerden biridir. İşsiz kalındığı dönemlerde ise işsizlik maaşı ücretin yerini  alan en büyük güvencelerden birini oluşturmaktadır. İşsizlik maaşına hak kazanmak için belli şartları yerine getirmek gerekiyor. Bu şartları açıklayalım.

    Ödenekten kimler yararlanır? 

    Aşağıda belirtilen hallerde iş sözleşmesi sona erdirilen işçiler işsizlik parası almaya hak kazanırlar:
    — 4857 sayılı İş Kanununun 17. maddesinde belirtilen bildirim önellerine uygun olarak iş sözleşmesi işveren tarafından sona erdirilmiş olanlar.
    — Hizmet akdi, süresi belli olsun veya olmasın sürenin bitiminden önce veya bildirim önelini beklemeksizin 4857 sayılı İş Kanununu 24. maddesinin ahlak ve iyi niyet kuralları, zorlayıcı nedenler ve sağlık nedenleriyle sigortalı tarafından feshedilmiş olanlar.
    — İş Sözleşmesi, süresi belli olsun veya olmasın sürenin bitiminden önce veya bildirim önelini beklemeksizin 4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinin sağlık ve zorlayıcı nedenlerle işveren tarafından feshedilmiş olanlar.
    — İş Sözleşmesinin belirli süreli olması halinde, bu sürenin bitimi nedeniyle işsiz kalmak.
    — İşyerinin el değiştirmesi veya başkasına geçmesi, kapanması veya kapatılması, işin veya işyerinin niteliğinin değişmesi nedenleriyle işten çıkarılmış olmak.

    Yararlanma süresi prim gününe göre değişiyor.
    İş sözleşmesinin  sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışmış olanlardan, son üç yıl içinde;
    — 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı     işsizlere 180 gün,
    — 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün,
    — 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün ödeme yapılır.

    İşsizlik maaşı nasıl belirleniyor? 

    İşsizlik maaşının miktarını  işten ayrılmadan önce alınan maaş belirliyor. Günlük işsizlik ödeneğinin miktarı, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkı olmaktadır. Ancak işsizlik ödeneği miktarı, aylık asgari ücretin (1.647 TL) brüt tutarının yüzde seksenini (1.317,6 TL’yi)  geçemiyor.

    İşsizlik maaşı haczedilemiyor 

    İşsizlik maaşının ödenmesi ve yapılan kesintiler belirli kurallara bağlı. Buna göre;
    — İşsizlik parası  her ayın sonunda aylık olarak işsizin kendisine ödenir.
    — İlk işsizlik ödeneği ödemesi ödeneğe hak kazanılan tarihi izleyen ayın sonuna kadar yapılıyor.
    — Damga vergisi hariç herhangi bir kesintiye tabi tutulmaz.
    — Ölen sigortalı işsizlere ait fazla ödemeleri geri talep edilemez.
    — Nafaka borçları dışında haciz yapılamaz, başkasına devredilemez.

    Kaynak: Güneş Gazetesi / Arif Temir

  • Bunu Yapan Hemen EMEKLİ OLUYOR !

    Bunu Yapan Hemen EMEKLİ OLUYOR !

    Emekliliği gelmiş Bağ-Kurlular, krediyle bu borcu kapatabilecek. Kredi borcunu da taksit taksit uzun vadede ödeyecek.

    Milyonlarca Bağ-Kur lu yapılandırma imkanı ile borçlarını daha az ödemeyle kapatabilecek. Prim borcu nedeniyle emekli olamayanlar muradına erecek. Devlet, hemen emekli olabileceklere Ziraat Bankası aracılığıyla düşük faizli kredi verecek

    ESNAF KURTULUYOR

    Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak geçen ay yürürlüğe giren af yasası prim borcu olan Bağ-Kur luların da yüzünü güldürdü. Bağ-Kur lular yapılandırma imkanıyla borçlarını daha az ödemeyle kapatabilecek. Prim borcu nedeniyle emekli olamayanlar da muradına erecek. Bir başka ifadeyle 30 Haziran 2016 ya kadar olan prim borcunu ödeyen prim, yaş ve yıl şartını tamamlarsa hemen emekli olacak.

    KAPATMAK AVANTAJLI

    Başvurular, Ekim sonuna kadar ilgili Sosyal Güvenlik Merkezi ya da Sosyal Güvenlik Î1 Müdürlüklerine yapılacak. Yapılandırmaya başvuranların borçları yeniden hesaplanacak. Ana paranın tahsilinden vazgeçilmeyecek. Ama gecikme zammı ve faizi silinirken; bunların yerine Yurt İçi ÜFE (enflasyon oranları) esas alınarak belirlenecek tutar ödenecek. Böylece borç azalacak. Peşin ödemede borcun yüzde 75 i silinecek.

    KREDİLER DEVLETTEN

    Borcu olanlara kredi kolaylığı da sağlanacak. Bu kapsamda SGK ile Ziraat Bankası arasında protokol imzalandı. Böylece Bağ-Kurlunun borcunu ödeyip hemen emekli olması sağlanacak. Bu durumdaki Bağ-Kur lular herhangi bir teminat göstermeden kredi kullanabilecek. Kredi borcunu da taksit taksit emekli maaşıyla ödeyecek. Ödeme için maaştan kesilecek tutar, kredi tutarına ve vadesine göre değişecek.

    TAKSİT İMKANI VAR

    Peşin ödemeyi seçerek borcunu kapatanlar, emeklilik için gerekli şartları tamamlamışsa hemen maaş almaya başlayacak. Taksitli ödeme seçilirse, enflasyona göre hesaplanan borçlar vadeye bölünecek. Borç, 6, 9,12,18 taksit şeklinde ödenecek. Taksitler iki ayda bir ödenecek. Ama taksitle ödemeyi seçenler borç bittikten sonra emekli maaşına kavuşacak. Yeni yasa kapsamında 300 binden fazla esnafın emeklilik hakkı elde etmesi bekleniyor.

    EMEKLİLİK İÇİN KREDİYİ KİMLER ÇEKEBİLİR?

    SGK dan yapılan açıklamada şöyle denildi: “Bu imkandan yararlanmak isteyen sigortalılarımız prim yapılandırma başvurularını öncelikle Sosyal Güvenlik il/merkez müdürlüklerine yapacaklar. SGK dan alacakları “Prim borcunu ödemesi halinde emekli olabilecek” yazısıyla Ziraat Bankası şubelerine müracaat edecekler. Bu imkandan, birikmiş prim borcunu ödemesi durumunda Bağ-Kur dan emekli aylığı bağlanabilecekler, Bağ-Kur prim borcunu ödemesi durumunda SSK dan emekli aylığı bağlanabilecekler, askerlik ve doğum borçlanmasını yapması durumunda emekli aylığı bağlanabilecekler ile durdurulan hizmet sürelerinin ihya edilmesi (canlandırılması) durumunda emekli aylığı bağlanabilecekler yararlanabilecek.”

    HANGİ BAĞ-KUR LU KREDİ ALABİLECEK?

    -Tarım (çiftçi) Bağ-Kur lu olanlar

    -Esnaflar (vergi kaydı olan)

    -Şirket ortakları

    -Muhtarlar

     

    Kaynak : muhasebeweb

  • Annelere devletin desteği sürüyor

    Annelere devletin desteği sürüyor

    Annelere devletin desteği sürüyor. Devlet, doğan her çocuk başına karşılıksız üç farklı destek sağlıyor. 300 ila 600 lira arasında değişen doğum yardımı, 122 lira süt parası, 4099 lira da rapor parası. Bir doğum yapan SSKlı annenin eline en az 4521 lira geçiyor. Üç çocukta destek 14 bin lirayı buluyor

    Meclis te kabul edilen Torba yasayla, 15 Mayıs 2015 tarihi ve sonrasında doğan çocuklar için anneye doğum yardımı ödemesi yapılıyor. Buna göre; tüm annelere şartsız olarak ilk çocuk için 300 lira, ikinci çocuk için 400 ve üçüncü çocuk için 600 lira ödeniyor. Doğum yardımı ödemeleri sadece Türkiye de ikamet eden Türk vatandaşlarına değil aynı zamanda yurtdışındaki Türk vatandaşlarına da ödeniyor. Doğum yardımıyla ilgili en çok merak edilen soru ise yardım için kimin, nereye başvuracağı. Yardım için başvurular, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüklerine, Sosyal Hizmetler Müdürlüklerine, ilçelerde ise kaymakamlık binalarının içindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına yapılıyor. Yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşları başvurularını büyükelçilikler ve konsolosluklar aracılığı ile yapabiliyor. Memurlar ise doğum yardımı için başvurularını kendi kurumlarına yapabilme imkanına sahip. Başvuru yaparken yeni doğan çocuğun nüfus cüzdanı yanınızda olmalı. Anne ya da baba çocuğun TC kimlik numarasıyla isterse Aile Bakanlığı nın internet sitesi üzerinden de başvuru yapabilir.

    VERGİSİZ, KESİNTİSİZ

    Doğum yardımı 15 Mayıs 2015 tarihi ve sonrasında doğan çocuklar için yapılıyor. Doğum yardımı canlı doğan her çocuk için bir defaya mahsus ödeniyor. Doğum yardımları, anne sağsa annenin hesabına, değilse babası veya çocuğun bakımını üstlenen yakınının hesabına yatırılıyor. Doğum yardımından vergi alınmıyor ve kesinti yapılmıyor. Ayrıca doğum yardımına haciz de uygulanamıyor. Doğum yardımı ve süt parası için 144 ve 183 no lu telefon numaralarını ücretsiz arayabilirsiniz. iş göremezlik ödeneği Kadına sağlanan haklar doğum ve süt parası ile de sınırlı değil. Sosyal güvenlik kapsamında kadınlara geçici iş göremezlik ödeneği de (rapor parası) veriliyor. Bu ödenek kişinin çalışmasına engel bir hastalık, kaza veya hamilelik gibi bir durum ortaya çıktığında bu süre için belirli oranda gelir güvencesi sağlıyor. Doğumdan önce 8 hafta (çoğul gebelikte 10 hafta), doğum sonrasında 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta veya 112 gün (çoğul gebelikte 18 hafta) izin veriliyor.

    ÖDEME PTT VE ZİRAAT TEN

    Kadın, doktor raporuyla doğuma 3 hafta kalana kadar çalışabilir. Bu durumda 5 haftalık izni, doğum sonrası iznine eklenir. Doğum sonrasında 13 hafta izin kullanır. Bu durumdaki kadınlar, izin süresi için geçici iş göremezlik ödeneği alır. Geçici iş göremezlik ödeneği için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 90 gün sigorta primi ödenmiş olmalı. Asgari ücretle çalışırken hamilelik ve doğum nedeniyle bu yıl 16 hafta izin kullanan sigortalı kadın 4099 lira iş göremezlik ödeneği alacak. Ödemeler PTT ve Ziraat Bankası aracılığıyla yapılıyor. Tüm ödemeleri alan anneye ilk çocukta en az toplam 4521 lira ödenecek. 3 çocuğu olanın alacağı destek 14 bin liraya ulaşıyor.

    2 AY İÇİNDE

    15 Mayıs 2015 ten önce doğan çocuklar için doğum yardımı yok! Ancak ödeme miktarına esas çocuk sırasının tespitinde, yani doğan çocuğun kaçıncı çocuk olduğunun belirlenmesinde 15 Mayıs tan önce doğmuş olan çocuklar da sayılıyor. Örneğin; 15 Mayıs 2015 ten önce iki çocuğunuz varsa ve bu yıl üçüncü çocuğunuz doğarsa 300 lira değil, 600 lira doğum parası alırsınız. İstediğiniz zaman başvuru yapabilirsiniz. Doğum parasını almak için özellikle belirtilen bir başvuru süresi yok. Başvurudan sonra 2 ay içinde başvuru yapan kişinin telefonuna onay mesajı geliyor. Mesaj geldikten sonra anne PTT ye gidip parasını alıyor.

    122 LİRA SÜT PARASI

    Doğum yapan kadınlara doğum yardımı nın yanında bir ödeme daha yapılıyor. Bu ödeme emzirme ödeneği ya da süt parası olarak da biliniyor. Doğum yardımı almak, süt parası almaya engel teşkil etmiyor. İkisi de kazanılmış hak. Süt parası 1 Ocak tan geçerli olmak üzere 122 lira olarak uygulanıyor. Peki şartlar neler? Süt parası için doğum yapan kişinin kendisinin veya eşinin SSK veya Bağ-Kur lu olması ve en az 120 gün prim ödemesi olması gerekiyor. Emzirme ödeneğinde zaman aşımı süresi, hakkın doğduğu tarihten itibaren 5 yıl. Süt parası için SGK il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine yazılı olarak başvurmak gerekiyor. 5 yıl içinde başvuru yapılmazsa para SGK ya kalıyor.

    Kaynak:muhasebeweb

  • 1 Haziran’dan itibaren en az 5 işçi çalıştıranlar ücret ve diğer ödemeleri banka aracılığıyla yapacak

    1 Haziran’dan itibaren en az 5 işçi çalıştıranlar ücret ve diğer ödemeleri banka aracılığıyla yapacak

    En az 5 İşçi çalıştıranların ücretleri bankadan ödeme zorunluluğu hakkında yönetmelik Resmi Gazete yayımlandı

    1 Haziran’dan itibaren en az 5 işçi çalıştıranlar ücret ve diğer ödemeleri banka aracılığıyla yapacak

    Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

    21 Mayıs 2016 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29718
    YÖNETMELİK
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

    ÜCRET, PRİM, İKRAMİYE VE BU NİTELİKTEKİ HER TÜRLÜ İSTİHKAKIN BANKALAR ARACILIĞIYLA ÖDENMESİNE DAİR YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

    MADDE 1 – 18/11/2008 tarihli ve 27058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (ç) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

    “a) Banka: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki bankaları,”

    “ç) Hesap: 5411 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar nezdinde açılan hesabı,”

    MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “en az 10 gazeteci” ibaresi “en az beş gazeteci” şeklinde değiştirilmiştir.

    MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “en az 10 olması durumunda,” ibaresi “en az beş olması durumunda,” şeklinde değiştirilmiştir.

    MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “en az 10 gemi adamı” ibaresi “en az beş gemi adamı” şeklinde değiştirilmiştir.

    MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “en az 10 olması halinde,” ibaresi “en az beş olması halinde,” şeklinde değiştirilmiştir.

    MADDE 6 – Bu Yönetmelik yayımı tarihini izleyen ay başında yürürlüğe girer.

    MADDE 7 – Bu Yönetmelik hükümlerini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Maliye Bakanı ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan birlikte yürütür.

    Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin
    Tarihi Sayısı
    18/11/2008 27058
    Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin
    Tarihi Sayısı
    5/12/2009 27423
  • Gençlerin Genel Sağlık Sigortası Prim Borçları Silindi

    Gençlerin Genel Sağlık Sigortası Prim Borçları Silindi

    Gençlerin Genel Sağlık Sigortası Prim Borçları Silindi

    GENÇLERİN GENEL SAĞLIK SİGORTASI PRİM BORÇLARI SİLİNDİ;

    Değerli okuyucularım bugünkü yazıma sizinde canınızı yaktığını bildiğim Ankara’ da meydana gelen terör saldırısını kınayarak başlamak istiyorum. Bu ve bundan önceki terör saldırılarıyla berber ülke olarak etrafımızın yangın yeri haline getirilmesi bana, bizim anladığımızdan daha da önemli bir ülkede yaşadığımızı anlatıyor. Bu olayların nedeni, ülkeyi idare edenlerin tatbik ettiği politikalar olarak gösterilemez. Bu bilinçle birliğimize kastedenlere karşı birlik olmanın tam zamanıdır. Bu olayları siyasi çekişmeleri bir tarafa bırakarak değerlendirirsek teröre başvuranların oyunlarını o zaman boşa çıkarabiliriz. Ülkemizin başı sağ olsun. Ölenlere Allah’tan rahmet yaralananlara acil şifa diliyorum.

    Genel sağlık sigortasının tamamen uygulanmaya başladığı günden bu yana yaşanan en büyük sıkıntılardan bir tanesi de okulu yeni bitiren çocukların anne ve babaları üzerinden genel sağlık sigortası  kapsamında sağlık hizmetlerinden faydalanamıyor olmaları ve bu sebeple çıkan genel sağlık sigortası borçlarını ödeyemediklerinden de sağlık hizmetlerinde yararlanamamalarıydı. Yani 18 yaşında orta öğrenimini bitiren çocuk, eğitim dönmesi sona erdiği için anne ve babası üzerinden sağlık hizmeti alma hakkını kaybediyordu. Yine yüksek öğrenimini bitirmiş ancak henüz işe girememiş çocuklarda otomatikman genel sağlık sigortalısı oluyorlar ve ailelerinin gelir durumlarına göre  kendilerine prim borcu tahakkuk ettiriliyordu. Orta öğrenimden mezun olup üniversiteyi kazanmış olmasına rağmen kayıt zamanına kadar geçen süre de bile genel sağlık sigortası tescili ve prim tahakkuku yapılmasını gerekli kılan düzenleme daha sonra değiştirilmek zorunda kalındı ve orta öğrenimi bittikten sonraki 120 gün için anne ve baba üzerinden sağlık hizmeti alınmasının yolu yasal düzenleme ile açılmıştı. Ancak sorun bu düzenleme ile de giderilemediğinden hükümet bu defa daha anlamlı bir düzenleme yaparak sorunu çözme yoluna gitti.

    LİSE VE ÜNİVERSİTE MEZUNLARI 2 YIL SÜRE İLE DAHA GENEL SAĞLIK SİGORTALISI SAYILACAKLAR ;

    Ana veya babası üzerinden sağlık hizmeti almayanlara yaş koşulunu taşımaları kaydıyla 2 yıl süre ile daha, gelir tespiti yaptırmaksızın genel sağlık sigortası üzerinden sağlık hizmeti almanın yolu açılmıştır.  Yeni düzenleme ile

    lise ve dengi öğrenimden mezun olanlar 20 yaşını, yükseköğrenimden mezun olanlar ise 25 yaşını geçmemek şartıyla, mezun oldukları tarihi izleyen günden itibaren iki yıl süreyle gelir tespiti yapılmaksızın genel sağlık sigortası kapsamında sağlık hizmetleri almaya devam edeceklerdir.

    SGK mevzuatına göre anne ve baba üzerinden genel sağlık sigortası kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için eğitim ve öğretim durumlarına göre yaş sınırlaması getirilmişti. Ancak getirilen yaş sınırından önce okullarını bitirenler tabiri caiz ise cezalandırılır gibi anne ve babaları üzerinden sağlık hizmetlerinden yararlandırılmıyordu. Örneğin orta öğrenim dolayısıyla genel sağlık sigortası kapsamında anne ve baba üzerinden sağlık hizmeti alma yaş sınırı 20 olmasına rağmen, orta öğrenimini 18 yaşında bitiren başarılı bir öğrenci öğrenim durumu sona erdiği için artık anne ve babası üzerinden sağlık hizmeti alamıyorken, onun kadar başarı göstermeyen ve 18 yaşını geçmiş olmasına rağmen orta öğrenime devam eden öğrenci anne ve babası üzerinden sağlık hizmeti alamaya devam ediyordu. Yeni düzenlemeyle bu haksızlık ortadan kaldırılmış oldu. Orta öğrenim öğrencisi 20 yaşına kadar, yüksek okul öğrencisi de 25 yaşına kadar öğrenim durumları sona ermiş olsa bile artık genel sağlık sigortası kapsamında prim ödemeden sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.

    Eğer şimdiye kadar bu kişilere prim borcu çıkmışsa SGK bu borçları silecek. Bu düzenleme SGK’ nın uygulamalarını da kolaylaştırdı. En azından 18 yaşını geçen orta öğrenim öğrencilerinden artık öğrenim belgesi istenmeyecektir.

    SORU;

    Merhabalar,
    Ben Emekli Sandığından emekliyim. Şuan bir firmada departman müdürü seviyesinde çalışıyorum ve sigortam ödeniyor. Bunlara ilave olarak bir şirketin yöneticiliğini de yapabilir miyim? Teşekkürler. Cem Özarslan

    CEVAP;

    Cem bey,
    Emekli Sandığından emekli olan bir kişi bir şirkette çalışması halinde sosyal güvenlik destek primi ödemesi gerekmektedir. Maaşınız kesilmeden çalışmak istiyorsanız işveren tarafından SGK’ ya sosyal güvenlik destek primi ödemesi yapılmalıdır. Sosyal güvenlik destek priminiz işvereniniz tarafından ödenen ücret üzerinden kesilir ve işvereniniz tarafında SGK’ ödenir. Emekli maaşınız üzerinden bir kesintiye gidilmez.
    Aynı anda başka bir şirketin yöneticiliğini de yapmanızda bir engel bulunmamaktadır. Ancak yöneticiliğini yaptığınız şirket tarafından da çalışmanızdan dolayı sosyal güvenlik destek primi ödemesi yapılması gerekmektedir.

    MUSTAFA KESKİN

    SGK Başmüfettişi

  • Gençlerin Genel Sağlık Sigortası Prim Borçları Silindi

    Gençlerin Genel Sağlık Sigortası Prim Borçları Silindi

    Gençlerin Genel Sağlık Sigortası Prim Borçları Silindi

     Değerli okuyucularım bugünkü yazıma sizinde canınızı yaktığını bildiğim Ankara’ da meydana gelen terör saldırısını kınayarak başlamak istiyorum. Bu ve bundan önceki terör saldırılarıyla berber ülke olarak etrafımızın yangın yeri haline getirilmesi bana, bizim anladığımızdan daha da önemli bir ülkede yaşadığımızı anlatıyor. Bu olayların nedeni, ülkeyi idare edenlerin tatbik ettiği politikalar olarak gösterilemez. Bu bilinçle birliğimize kastedenlere karşı birlik olmanın tam zamanıdır. Bu olayları siyasi çekişmeleri bir tarafa bırakarak değerlendirirsek teröre başvuranların oyunlarını o zaman boşa çıkarabiliriz. Ülkemizin başı sağ olsun. Ölenlere Allah’tan rahmet yaralananlara acil şifa diliyorum.

     Genel sağlık sigortasının tamamen uygulanmaya başladığı günden bu yana yaşanan en büyük sıkıntılardan bir tanesi de okulu yeni bitiren çocukların anne ve babaları üzerinden genel sağlık sigortası  kapsamında sağlık hizmetlerinden faydalanamıyor olmaları ve bu sebeple çıkan genel sağlık sigortası borçlarını ödeyemediklerinden de sağlık hizmetlerinde yararlanamamalarıydı. Yani 18 yaşında orta öğrenimini bitiren çocuk, eğitim dönmesi sona erdiği için anne ve babası üzerinden sağlık hizmeti alma hakkını kaybediyordu. Yine yüksek öğrenimini bitirmiş ancak henüz işe girememiş çocuklarda otomatikman genel sağlık sigortalısı oluyorlar ve ailelerinin gelir durumlarına göre  kendilerine prim borcu tahakkuk ettiriliyordu. Orta öğrenimden mezun olup üniversiteyi kazanmış olmasına rağmen kayıt zamanına kadar geçen süre de bile genel sağlık sigortası tescili ve prim tahakkuku yapılmasını gerekli kılan düzenleme daha sonra değiştirilmek zorunda kalındı ve orta öğrenimi bittikten sonraki 120 gün için anne ve baba üzerinden sağlık hizmeti alınmasının yolu yasal düzenleme ile açılmıştı. Ancak sorun bu düzenleme ile de giderilemediğinden hükümet bu defa daha anlamlı bir düzenleme yaparak sorunu çözme yoluna gitti.

    LİSE VE ÜNİVERSİTE MEZUNLARI 2 YIL SÜRE İLE DAHA GENEL SAĞLIK SİGORTALISI SAYILACAKLAR ;

    Ana veya babası üzerinden sağlık hizmeti almayanlara yaş koşulunu taşımaları kaydıyla 2 yıl süre ile daha, gelir tespiti yaptırmaksızın genel sağlık sigortası üzerinden sağlık hizmeti almanın yolu açılmıştır.  Yeni düzenleme ile

    lise ve dengi öğrenimden mezun olanlar 20 yaşını, yükseköğrenimden mezun olanlar ise 25 yaşını geçmemek şartıyla, mezun oldukları tarihi izleyen günden itibaren iki yıl süreyle gelir tespiti yapılmaksızın genel sağlık sigortası kapsamında sağlık hizmetleri almaya devam edeceklerdir.

    SGK mevzuatına göre anne ve baba üzerinden genel sağlık sigortası kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için eğitim ve öğretim durumlarına göre yaş sınırlaması getirilmişti. Ancak getirilen yaş sınırından önce okullarını bitirenler tabiri caiz ise cezalandırılır gibi anne ve babaları üzerinden sağlık hizmetlerinden yararlandırılmıyordu. Örneğin orta öğrenim dolayısıyla genel sağlık sigortası kapsamında anne ve baba üzerinden sağlık hizmeti alma yaş sınırı 20 olmasına rağmen, orta öğrenimini 18 yaşında bitiren başarılı bir öğrenci öğrenim durumu sona erdiği için artık anne ve babası üzerinden sağlık hizmeti alamıyorken, onun kadar başarı göstermeyen ve 18 yaşını geçmiş olmasına rağmen orta öğrenime devam eden öğrenci anne ve babası üzerinden sağlık hizmeti alamaya devam ediyordu. Yeni düzenlemeyle bu haksızlık ortadan kaldırılmış oldu. Orta öğrenim öğrencisi 20 yaşına kadar, yüksek okul öğrencisi de 25 yaşına kadar öğrenim durumları sona ermiş olsa bile artık genel sağlık sigortası kapsamında prim ödemeden sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.

    Eğer şimdiye kadar bu kişilere prim borcu çıkmışsa SGK bu borçları silecek. Bu düzenleme SGK’ nın uygulamalarını da kolaylaştırdı. En azından 18 yaşını geçen orta öğrenim öğrencilerinden artık öğrenim belgesi istenmeyecektir.

    SORU;

    Merhabalar,
     Ben Emekli Sandığından emekliyim. Şuan bir firmada departman müdürü seviyesinde çalışıyorum ve sigortam ödeniyor. Bunlara ilave olarak bir şirketin yöneticiliğini de yapabilir miyim? Teşekkürler. Cem Özarslan

    CEVAP;

    Cem bey,
    Emekli Sandığından emekli olan bir kişi bir şirkette çalışması halinde sosyal güvenlik destek primi ödemesi gerekmektedir. Maaşınız kesilmeden çalışmak istiyorsanız işveren tarafından SGK’ ya sosyal güvenlik destek primi ödemesi yapılmalıdır. Sosyal güvenlik destek priminiz işvereniniz tarafından ödenen ücret üzerinden kesilir ve işvereniniz tarafında SGK’ ödenir. Emekli maaşınız üzerinden bir kesintiye gidilmez.
    Aynı anda başka bir şirketin yöneticiliğini de yapmanızda bir engel bulunmamaktadır. Ancak yöneticiliğini yaptığınız şirket tarafından da çalışmanızdan dolayı sosyal güvenlik destek primi ödemesi yapılması gerekmektedir.
    Mustafa KESKİN/ 22.02.2016

  • Asgari Ücret Teşvik

    Asgari Ücret Teşvik

     “Asgari Ücret Desteği” konulu 10.02.2016 tarihli ve 2016-4 Sayılı Genelge yayınlanmış olup Genelgeye ulaşmak için tıklayınız.

     

    6661 SAYILI KANUNLA GETİRİLEN

     İŞVERENLERE VERİLECEK ASGARİ ÜCRET DESTEĞİNE İLİŞKİN

    SORU VE CEVAPLAR

    1. Asgari ücret desteğinden faydalanabilecek işverenler kimlerdir?

    5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran özel sektör işyeri işverenleri ile 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerine ait kadro ve pozisyonlarda 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenler hariç olmak üzere diğer kamu işyeri işverenleri de destekten yararlanacaktır.

    1. Asgari ücret desteğinden işyerinde çalıştırılan bütün sigortalılardan dolayı faydalanmak mümkün müdür?

    Hayır. Asgari ücret desteğinden yalnızca uzun vadeli sigorta kollarına (malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası) tabi olarak çalıştırılan sigortalılar için yararlanmak mümkündür.

    1. Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgeleri bakımından hangi belge türlerinden bildirilen sigortalıların asgari ücret desteğinden yararlanma imkanı bulunmaktadır?

    Asgari ücret desteğinden yalnızca uzun vadeli sigorta kollarına (malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası) tabi olan sigortalılar için Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı yararlanılması mümkün bulunmaktır. Bu bakımdan dikkate alınacak belge türleri 1, 4, 5, 6, 13, 14, 20, 24, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36 ve 37 nolu belge türleri olup bu belge türlerinden bildirilen sigortalılar bakımından anılan madde hükmünde yer verilen destek unsurundan yararlanılma imkanı bulunmaktadır.

    1. Asgari ücret desteği sürekli verilecek bir destek uygulaması mıdır?

     Asgari ücret desteği, haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalılardan dolayı kapsamda bulunan işverenlerimize 2016/Ocak ila 2016/Aralık aylarına münhasır olmak üzere verilecek sürekli olmayan süreli bir destektir.

    1. İşyerinin tescil tarihinin destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesaplanması bakımından bir önemi var mı?

     Evet. Destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesaplanmasında işyerinin 01/01/2016 tarihinden önce tescil edilmiş olup olmadığına göre farklılık bulunmaktadır.

    – 01/01/2016 tarihinden önce tescil edilmiş olan işyerlerinde; 

    2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olup prime esas günlük kazancı 85 TL (Aylık 2.550. TL) ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde uzun vadeli sigorta kollarından bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısı asgari ücret desteğinden yararlanılacak prim ödeme gün sayısı olarak dikkate alınacaktır.

    – 2016 yılı içinde ilk defa tescil edilen işyerlerinde;

    2016 yılı içinde ilk defa tescil edilen işyerlerinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olup prime esas kazanç alt sınırı ve üst sınırları arasında bildirilen tüm sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısı asgari ücret desteğinden yararlanılacak prim ödeme gün sayısı olarak dikkate alınacaktır.

    1. Asgari ücret desteğinden yararlanılabilecek tutar ne kadardır?

    Destekten yararlanılabilecek prim ödeme gün sayısının günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak rakam asgari ücret desteğinden yararlanılabilecek tutar olacaktır. 

     

    1. Asgari ücret desteğinden yararlanmak için başvuru şartı bulunmakta mıdır? Asgari ücret desteğinden yararlanmak için herhangi bir başvurma şartı bulunmamaktadır.

    1. Asgari ücret desteği ile sağlanan indirim işverenlerin cari ay sigorta prim borçlarına mı mahsup edilecektir?

    Hayır. Asgari ücret desteğiyle sağlanacak indirim tutarı, takip eden ay/aylardan doğan sigorta prim borçlarına mahsup edilecektir. Örneğin Ocak ayı prim ve hizmet belgesi Şubat ayında verildiğinden bu belgenin alınmasından sonra destek tutarı çalışan sigortalı sayısına göre belirlenebilecek olup, Mart ayının sonuna kadar ödenecek primlerden mahsup yöntemiyle ödenmiş olacaktır. 

    Asgari ücret desteğiyle sağlanacak indirim tutarının takip eden ay/aylardan doğan sigorta prim borçlarına mahsup edilecek olması nedeniyle destekten yararlanılacak son ay olan Aralık ayı için belirlenecek destek tutarı ise 2017/Şubat ayı sonuna kadar ödenecek primlerden mahsup yöntemiyle ödenmiş olacaktır. 

    1. Asgari ücret desteğinden yararlanmak için aylık prim ve hizmet belgesini onaylar iken diğer sigorta prim teşviklerinde olduğu gibi farklı bir Kanun türü seçimi yapılacak mı?

    Hayır. Usul ve esası genelgede açıklanacak olan şartları taşıyan işverenlerimiz, Kanun hükümlerinden herhangi bir işlem yapmaksızın yararlanacaklardır. Dolayısıyla diğer sigorta prim teşvik uygulamalarında olduğu gibi aylık prim ve hizmet belgesini oluştururken asgari ücret desteğinden yararlanabilmek için farklı bir Kanun türü seçimi yapılmayacaktır.

    1. 01/01/2016 tarihinden önce tescil edilmiş olan işyerlerinde asgari ücret desteğinden yararlanma şartları nelerdir?

    -2016 yılına ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmesi,

    -2016 yılı için çalıştırdığı kişilerin sigorta primine esas kazançlarının tam olarak bildirilmesi, gerekmektedir. 

    1. İlk defa sigortalı çalıştırmaya 01/04/2015 tarihinde başlayan bir işyeri 2015 yılının kıyaslama yapılacak Ocak ayında bildirimi bulunmaması nedeniyle 2016/Ocak ayında destekten yararlanamayacak mı?

    2015 yılı ve öncesinde tescil edilen ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi işçi çalıştıran işverenlerin 2016 yılı Ocak ayına ilişkin destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesaplanmasında bir önceki yılın aynı ayına(2015/Ocak ayı) ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgesi verilmemiş olması halinde, uzun vadeli sigorta kollarından bildirim yapılmış takip eden ilk aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesindeki bildirimler esas alınarak destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısı hesaplanacaktır. Buna göre 2016 yılı Ocak ayına ilişkin destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesaplanmasında 2015/Nisan ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesindeki bildirimler esas alınarak destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısı hesaplanacaktır.

    1. 2015 yılı Şubat ayında 1 numaralı belge türünden bildirilen ve kazançları 85 TL altı olan 4 sigortalının prim ödeme gün sayısının 120, kazançları 90 TL ve üzeri 4 sigortalının ise 100 gün prim ödeme gün sayısı olduğu, aynı işyerinin 2016 yılı Şubat ayında Kuruma verdiği 1 numaralı belge türünden bildirilen sigortalıların prim ödeme gün sayılarının ise 160 olduğu varsayıldığında destekten yararlanılacak gün sayısı ve destek tutarı ne olacaktır? Bu destek tutarına ilişkin mahsuplaşma hangi ayda yapılacaktır?

    Kazançları 2015/Şubat ayında 85 TL altı olan uzun vadeli sigorta kollarına tabi 4 sigortalı için bildirilmiş 120 gün 2016/Şubat ayı için destekten yararlanılacak gün sayısı olarak esas alınacaktır. 120 günlük prim ödeme gün sayısının 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar(120 x 3,33 = 399,60-TL) ilgili işveren açısından

    2016/Şubat ayı için yararlanılacak azami destek tutarı olacaktır. Bu destek tutarı işverenin 2016/Nisan ayının sonuna kadar ödeyeceği primlerden mahsup yöntemiyle ödenmiş olacaktır.

    1. 01/01/2016 tarihinden önce tescil edilmiş olan işyerleri bakımından bir önceki yılın kıyaslama yapılacak ilgili ayında uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin belge türleri dışında bildirim yapılmış olması halinde destekten yararlanılacak gün sayısı nasıl belirlenecektir?

    2015 yılının ilgili ayında yapılan bildirimlerin uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin belge türleri dışında yapılmış olması halinde, bu ayı takip eden uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin ilk bildirim yapılmış ayın aylık prim ve hizmet belgesindeki bildirimler esas alınacaktır. 

    Örneğin, 01/01/2016 tarihi öncesinde tescil edilmiş olan (A) işyeri işvereni tarafından 2016 yılı Ocak ayında 1 numaralı belge türü ile 4 sigortalı ve 120 gün bildirim yapıldığı, bu işyerinin 2016/Ocak ayı için destekten yararlanabileceği gün sayısını bulmak için esas alınacak 2015 yılı Ocak ayında uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin bildirimde bulunulmadığı sadece 2 numaralı belge türü ile sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışan 2 sigortalı için bildirimde bulunulduğu, 2015/Ocak ayını takip eden uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin ilk bildirim yapılmış ayın 2015/Şubat ayı olduğu bu ayda 2 numaralı belge türünden yapılan bildirim yanı sıra 1 numaralı belge ile 1 sigortalı ve 20 gün bildirimde bulunulduğu varsayıldığında,  2016 yılı Ocak ayı için 2015 yılı Şubat ayında bildirilen 20 gün asgari ücret desteğinin hesabında dikkate alınacaktır. Buna göre destek tutarı 20 x 3,33 = 66,60-TL olacaktır.

    1. 01/01/2016 tarihinden önce tescil edilmiş olan linyit ve taşkömürü çıkarılan işyerlerinde asgari ücret desteğinden yararlanılacak prim ödeme gün sayısı nasıl hesaplanacaktır?

    01/01/2016 tarihinden önce tescil edilmiş olan linyit ve taşkömürü çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar bakımından destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısı hesaplanırken 2015 yılının aynı ayında prime esas günlük kazancı 170 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayıları ile bu sayıya  % 50 ilave edilmek suretiyle bulunan prim ödeme gün sayısının toplamını geçmemek üzere cari ayda bildirilen prim ödeme gün sayısı esas alınacaktır.

    1. 2015 yılından önce bu Kanun kapsamına alınmış ancak 2015 yılında sigortalı çalıştırmamış işyerleri bakımından asgari ücret desteğinden yararlanılacak prim ödeme gün sayısı nasıl hesaplanacaktır? 2016 yılı içinde ilk defa tescil edilen işyerleri için öngörülen hesaplamaya göre destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısı tespit edilecektir.

    1. 2016 yılı içinde ilk defa tescil edilen işyerlerinde asgari ücret desteğinden yararlanma şartları nelerdir?

    -2016 yılına ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmesi,

    -Cari ay primlerinin yasal süresi içinde ödenmesi,

    -İşverenin, Kuruma prim, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması veya söz konusu borcun 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre taksitlendirmiş olması,

    -2016 yılı için çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmesi, bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırması ve prime esas kazançlarını eksik bildirmemesi, gerekmektedir. 

    1. 2016 yılı içinde ilk defa tescil edilen işyerlerinin 2016 yılı için çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediğinin veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığının tespit edilmesi halinde destekten yararlanılması mümkün müdür?

    Denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde veya mahkeme kararları neticesinde ya da kamu kurum ve kuruluşlardan alınan yazılardan çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği, prime esas kazancını eksik bildirdiği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenler 2016 Ocak(Daha sonra tescil edilmiş ise tescil ayı) ila 2016 Aralık ayları için destekten yararlanamayacağı gibi 2016 yılında yararlanılmış destek tutarı olması halinde ise yararlandırılan tutarlar gecikme zammı ve gecikme cezası ile birlikte geri alınacaktır.

    1. İşyerlerinin (tescil tarihine bakılmaksızın) 2016 yılı için sigorta primine esas kazancı eksik bildirdiğinin tespit edilmesi halinde destekten yararlanılması mümkün müdür?

    2016 yılı için sigorta primine esas kazancın eksik bildirildiğinin veya hiç bildirilmediğinin denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde veya mahkeme kararları neticesinde ya da kamu kurum ve kuruluşlardan alınan yazılardan anlaşılması halinde, 2016 Ocak ila 2016 Aralık ayları için destekten yararlanamayacağı gibi yararlanılmış olması halinde, yararlandırılan tutarlar gecikme zammı ve gecikme cezası ile birlikte geri alınacaktır.

    1. Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı durumlarda asgari ücret desteğinden yararlanılacak tutar ne olacaktır?

    Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin Hazinece karşılanacak asgari ücret desteği tutarından az olması halinde sadece sigorta prim borcu kadar asgari ücret desteği verilecektir.

    1. Asgari ücret desteğinden yararlanmak amacıyla, mevcut bir işyerinin kapatılarak değişik bir ad veya unvan ya da iş birimi olarak faaliyete geçirildiğinin anlaşılması halinde destekten yararlanılması mümkün müdür?

    Hayır. Asgari ücret desteğinden yararlanmak amacıyla, mevcut bir işyerinin kapatılarak değişik bir ad veya unvan ya da iş birimi olarak faaliyete geçirildiğinin anlaşılması halinde, bu nitelikteki işyeri işverenleri asgari ücret desteğinden yararlandırılmayacak, yararlanılmış olması halinde yararlandırılan tutarlar gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil olunacaktır.

    1. Devir, İntikal ve Adres Değişikliklerinde işverenler açısından bir hak kaybı söz konusu mudur?

    Hayır, devredilen veya intikal eden işyerleri bakımından işveren değişikliği üzerinde   durulmaksızın işyeri bazında işlem yapılacaktır.

    İşyerinin aynı il içinde başka bir ünitenin görev bölgesine nakledilmesi veya farklı bir ile nakledilmesi halinde işyerine yeni numara verilecek olmasına karşın bu işyerleri asgari ücret desteğinden, nakledilen eski işyeri koşullarına göre yararlanacaktır.

    1. Alt işveren tarafından çalıştırılan ve kapsama giren sigortalıların destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesaplanmasında bir farklılık bulunmakta mıdır?

    Destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesaplanmasında, her bir alt işveren tarafından çalıştırılan ve kapsama giren sigortalıların prim ödeme gün sayıları asıl işverenin ve/veya varsa diğer alt işverenlerin prim ödeme gün sayısının hesabında dikkate alınmayacak olup, her bir alt işveren için hesaplama müstakil bir işverenmiş gibi ayrı ayrı yapılacaktır. 

    1. Alt işverenlerin tescil tarihinin destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesaplanması bakımından bir önemi var mı?

    Evet. Destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesaplanmasında, alt işverenlik tescilinin 01/01/2016 tarihinden önce yapılmış olup olmadığına göre farklılık bulunmaktadır.

    Buna göre, alt işverenler için uygulanacak olan asgari ücret desteğinin, alt işverenlerin kendilerine ait alt işverenlik tescillerinin; 01/01/2016 tarihinden önce yapılmış olması ve 2016 yılında da faaliyetine devam ediyor olması halinde veya 01/01/2016 tarihinden sonra yapılmış/yapılacak olması halinde müstakil işverenler için öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde asgari ücret destek tutarı her bir alt işveren için müstakil bir işverenmiş gibi ayrı ayrı hesaplanacaktır.

    1. Alt işverenlerin Kuruma borçlarının bulunması veya çalıştırdığı sigortalıların prime esas kazanç tutarlarını eksik bildirdiğinin, sigortalılarını kayıt dışı çalıştırdığının yada bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığının tespit edilmesi halinde asıl işveren destekten yararlanabilecek midir?

    Asıl işveren, 5510 sayılı Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu olması nedeniyle söz konusu durumların bulunması halinde, ilgili alt işverenler ile asıl işveren de destekten yararlandırılmayacaktır. Buna karşın diğer alt işverenler destekten yararlanmaya devam edecektir.

    1. Kuruma aylık prim ve hizmet belgesi vermemelerine karşın uzun vadeli sigorta kollarına tabi olan 5510 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında ev hizmetlerinde sigortalı çalıştıran işverenler de asgari ücret desteğinden yararlanabilecek midir?

    Kuruma aylık prim ve hizmet belgesi vermemelerine rağmen uzun vadeli sigorta kollarına tabi olan 5510 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında ay içinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla olan sigortalıları ev hizmetlerinde çalıştıran işverenler de anılan destekten yararlanacaktır.

  • İş Kazası Bildirim, Ceza Ve İtirazı 2016 Yılı Uygulaması

    İş Kazası Bildirim, Ceza Ve İtirazı 2016 Yılı Uygulaması      
    06 Şubat 2016
    6645 sayılı Yasa ile getirilen son değişiklik ve 5510 ile 6331 sayılı Yasalarının konu ile ilgili hükümleri doğrultusunda;

    1. İş kazası, kazadan sonraki üç gün içerisinde SGK’ ya bildirilmelidir.
    2. Bildirim, SGK 2015/22 sayılı Genelge ekinde bulunan bildirim formu ile yapılacaktır.
    3. Bildirim e-sigorta vasıtasıyla doğrudan veya kâğıt ortamında posta ile yapılacaktır.
    4. Bildirimi posta vasıtası ile yaparsanız, iadeli taahhütlü ve acele postayı tercih edin. Bu durumda postaya verilme tarihinde bildirim yapılmış kabul edilir.
    5. Bildirim yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmemesi halinde, 2016 yılında, 2603 TL idari para cezası uygulanacaktır.
    6. Bir iş kazası olayında kaza geçiren işçi sayısı ne olursa olsun, sadece 2603TL bildirimde bulunmama cezası uygulanacaktır.
    7. 2.603 TL olarak hesaplanan idari para cezası tutarı;
      1. Ondan az çalışanı bulunan işyerlerinden;
        1. Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için aynı miktarda,
        2. Tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde yirmi beş oranında artırılarak,
        3. Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde elli oranında artırılarak,
      2. On ila kırk dokuz çalışanı bulunan işyerlerinden;
        1. Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için aynı miktarda,
        2. Tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde elli oranında artırılarak,
        3. Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde yüz oranında artırılarak,
      3. Elli ve daha fazla çalışanı bulunan işyerlerinden;
        1. Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde elli oranında artırılarak,
        2. Tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde yüz oranında artırılarak,
        3. Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde iki yüz oranında artırılarak,

    Uygulanacaktır.

    1. İdarî para cezasının, SGK’ ya  itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari para cezasına karşı Kuruma itirazda bulunma ve yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. Ancak Kurumca veya mahkemece SGK lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan dörtte birlik ceza tutarı tahsil edilmeyecektir.
    2. İdari para cezasının tebliğinden itibaren 15 gün içinde SGK ‘ ya itirazda bulunma halinde takip durur. Kurumun itirazı reddettiğine ilişkin kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde idare mahkemesine başvurmak mümkündür. Ahmet Metin AYSOY

    http://www.vergialgi.net/sosyal-guvenlik/is-kazasi-bildirim-ceza-ve-itirazi-2016-yili-uygulamasi/

    Bu makalede yer alan açıklamalar, yazarının konu hakkındaki kişisel görüşünü yansıtmaktadır. Makaledeki bilgi ve açıklamalardan dolayı Smmm Yılnaz Yıldırim a sorumluluk iddiasında bulunulamaz. Mevzuatın sık değiştirilen ve farklı anlayışlarla yorumlanabilen yapısı nedeniyle, herhangi bir konuda uygulama yapılmadan önce konunun uzmanlarından profesyonel yardım alınmasını tavsiye ederiz.

     

  • İşinin Rapor Parası

    İşinin Rapor Parası

    İşinin Rapor Parası

      İş Kazası, Meslek Hastalığı, Doğum veya Hastalık halinde sigortalının doktor raporuyla istirahatli kaldığı sürede kendisine geçici iş göremezlik ödeneği verilmektedir. Hastalık halinde iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere ve diğer hallerde de istirahat süresince her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilmektedir.

    Geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilmesi için:

    a- İstirahatın başladığı tarihte sigortalılık niteliğinin sona ermemesi, (sigortalı olarak çalışıyor veya işten çıkmışsa 10 günlük sürenin geçmemesi) 
    b- İş göremezliğin başladığı tarihten önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması,
    c- Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması, 
    gerekmektedir. Ancak İş Kazası ve Meslek Hastalığı’nda 90 günlük sigortalılık şartı aranmaz.

    Yani İş Kazası ve Meslek Hastalığı’nda bir gün dahi prim ödenmiş olsa tüm sosyal güvenlik haklarından bilfiil faydalanır.

    Doğum nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilmesi için:

    a- İstirahatın başladığı tarihte sigortalılık niteliğinin sona ermemesi, 
    b- Doğumdan önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması,
    c- Bu süre içinde işyerinde çalışmamış olması,
    ç- Doğum olayının gerçekleşmiş olması,
    gerekmektedir.

    Doğum istirahati 1/10/2013 tarihinden itibaren SGK ile sözleşmesi olmayan özel hastanelerden de alınabilmektedir.

    Torba kanunla “Sigortalı kadının, erken doğum yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekimin onayıyla doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışması halinde,” şeklinde değişiklik yapılarak doğum öncesi 8 (7×8=56 gün) veya çoğul gebelik halinde 10 (7×10=70 gün) haftalık istirahata ayrılan veya 3 hafta kalıncaya kadar çalışabileceğine dair rapor alan ancak daha önce erken doğum yapan kadın sigortalıya doğum yapacağı tarihten önce (erken doğum nedeniyle) kullanamadığı günler doğum sonuna ilave edilerek geçici iş göremezlik ödeneği ödenecektir.

    Sigortalılara hesaplanacak günlük kazancının yatarak tedavilerde yarısı, ayaktan tedavilerde ise 2/3’ü üzerinden hesap edilerek geçici iş göremezlik ödeneği verilecektir.

    Geçici iş göremezlik ödenek hesabına esas tutulan devrede prim ve ikramiye gibi ödemelerin bulunması halinde, prim, ikramiye ve bu nitelikteki arızi ödemeler dikkate alınmış ise, ödenek ve gelire esas alınacak günlük kazanç ücret toplamının ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca yüzde 50 oranında bir ekleme yapılarak bulunan tutardan çok olamayacaktır.

    Burada sosyal güvenlik sistemimizdeki büyük bir haksızlığı belirtmekte fayda var. Sigortalıya yapılan prim, ikramiye vb. ödemelerin sadece yüzde 50’lik tutarının geçici iş göremezlik ödeneği kapsamında dikkate alınması sigortalıları mağdur etmektedir. Mutlaka geçici iş göremezlik ödenek hesabına esas tutulan devrede prim ve ikramiye gibi ödemelerin ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca yüzde yüzünün dahil edilmesi yönünde yasal düzenleme yapılması gerekmektedir.

    RESUL KURT / DÜNYA

    İşinin Rapor Parası