Kategori: Vergi Mevzuatı

  • BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR GENEL TEBLİĞ (SERİ NO: 2)

    BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR GENEL TEBLİĞ (SERİ NO: 2)

    Resmi Gazete No29202
    Resmi Gazete Tarihi11/12/2014
    Kapsam

     

    11/9/2014 tarihli ve 29116 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 73 üncü maddesinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye istinaden 24/11/2014 tarihli ve 2014/7016 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı 30/11/2014 tarihli ve 29191 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

    Söz konusu Kararnamenin eki Kararın “Başvuru ve ilk taksit ödeme süreleri” başlıklı 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında “(2) 6552 sayılı Kanunun 73 ve 80 inci maddelerinde yer alan başvuru süreleri ile ilk taksit ödeme süreleri anılan maddelerde belirtilen sürelerin bitiminden itibaren bir ay uzatılmıştır.” hükmüne yer verilmiştir.

    Anılan Karara göre, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinde yer alan başvuru ve ilk taksit ödeme süreleri bu maddede belirtilen sürelerin bitiminden itibaren bir ay uzatılmıştır.

    Bu itibarla, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinden yararlanmak için başvuru süresi 31 Aralık 2014 tarihi bitimine, bu maddeye göre yapılandırılan alacaklara ilişkin ilk taksit ödeme süresi ise peşin ödeme seçeneği tercih edilmiş olanlar dahil (31 Ocak 2015 tarihinin tatile rastlaması nedeniyle bu tarihi izleyen ilk iş günü olan) 2 Şubat 2015 tarihine uzatılmıştır.

    Diğer taraftan, bu Karar kapsamında başvuru ve ödeme süresi uzatılan alacaklar ile ilgili olarak anılan Kararnamenin yayımı tarihinden önce Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunanların, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yapacakları ilk taksite ilişkin ödeme süresi de (peşin ödeme seçeneği tercih edilmiş olanlar dahil) yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde 2 Şubat 2015 tarihine uzamıştır.

    Bununla birlikte, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin yedinci fıkrasına göre taksit ödeme süresince mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk edecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisini vadesinde ödeme şartına yönelik herhangi bir süre uzatımı söz konusu olmayıp, ilk taksit ödeme süresi başlangıç tarihi olan 1 Aralık 2014 tarihinden itibaren başlayan bu yükümlülüğün anılan fıkrada öngörüldüğü şekilde yerine getirilmesi gerekmektedir.

    Tebliğ olunur.

  • Vergi ve cezadan kurtulma yolları

    Vergi ve cezadan kurtulma yolları

    Vergi ve ceza gelince paniğe kapılmayın. Ödemek isteyenlere uzlaşma yoluyla büyük indirim var! 2013 yılında vergi incelemesi sonucu kesilen vergi cezalarının yüzde 99’u, vergilerin ise yüzde 87’si silindi.

     2013’DE uzlaşma yoluyla cezanın yüzde 99’u, verginin yüzde 87’si silindi. Vergi ceza ihbarnamesini aldığınızda, isterseniz bir dilekçe ile cezayı yarıya indirtebilirsiniz.

    BİR DİLEKÇE VE CEZADA YÜZDE 50 İNDİRİM

    Vergi ceza ihbarnamelerinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde, vergi dairesine bir dilekçe vererek, vergi ve cezayı Vergi Usul Kanunu’nun 376. maddesine göre, vadesinde ödeyeceğinizi bildirirseniz;
    – Vergi ziyaı cezasının birinci defada yarısı indirilir. Daha sonra gelen cezaların da 1/3’ü indirilir.
    – Usulsüzlük ve özel Vergi ve cezadan kurtulma yolları cezalarında ise, her defasında 1/3’ü indirilir.

    PANİĞE KAPILMAYIN

    Vergi ve ceza gelince paniğe kapılmayın. Ödemek isteyenlere uzlaşma yoluyla büyük indirim var!
    Yapılan indirimler, uzlaşma komisyonlarına göre değişiyor.
    2013 yılında vergi incelemesi sonucu kesilen vergi cezalarının; Merkezi Uzlaşma Komisyonu tarafından, ortalama olarak yüzde 99’u kaldırıldı yani silindi. Vergilerin de, yüzde 87’si silindi.
    Koordinasyon Uzlaşma Komisyonu’nda, cezaların yüzde 98’i, vergilerin ise yüzde 60’ı silindi.
    Tarhiyat Sonrası Uzlaşma Komisyonu’nda ise cezaların yüzde 96’sı, vergilerin ise yüzde 24’ü silindi. Tarhiyat öncesi uzlaşmada da cezaların yüzde 94’ü, vergilerin de yüzde 6’sı indirildi.

    UZLAŞMA NE?

    Bir vergi ve ceza kesildiğinde, şahıs ya da şirketin mahkemede dava açma yoluna gitmeden, “Tamam ben bu vergi ve cezayı ödeyeceğim. Uzlaşma yolu ile pazarlık yapıp, belli bir kısmını kaldırmanızı istiyorum” anlamında başvuruda bulunmasını, idarenin de “Şu gün şu saatte gel. Karşılıklı pazarlık yapalım” demesini ifade ediyor.
    Bu pazarlıkta, cezaların neredeyse tamamı, verginin de belli bir kısmı kaldırılıyor. Uzlaşılan yani kalan vergi ve cezanın vadesinde ödenmemesi, uzlaşmayı geçersiz kılmıyor.

     

    İKİ AYRI UZLAŞMA VAR

    Uzlaşma olayında; “tarhiyat öncesi” ve “tarhiyat sonrası” diye adlandırılan iki ayrı yöntem var. 
    1. Tarhiyat Öncesi Uzlaşma:
    İncelemenin sonuçlanma aşamasında, inceleme elemanı sorduğunda veya o sormadan mükellefin talebi üzerine yapılan uzlaşmadır. Vergi ceza ihbarnameleri tebliğ edilmeden mükellef uzlaşmaya çağrılır. Komisyonda, genellikle kıdemli vergi müfettişleri vardır. İncelemeyi yapan kişi uzlaşma komisyonunda yer almaz. 
    2. Tarhiyat Sonrası Uzlaşma:
    Vergi ceza ihbarnameleri tebliğ edildikten sonra talep edilebilen uzlaşmadır.
    Bunlardan birinciyi talep eden, diğerini edemiyor. Ayrıca, belli bir sınırı aşan ve 3 milyon liraya kadar olan uzlaşmalar “Koordinasyon Uzlaşma Komisyonu”nun, 3 milyonu aşan vergi ve cezalar ise “Merkezi Uzlaşma Komisyonu”nun görev alanına giriyor.
    Merkezi Uzlaşma Komisyonu; Gelir İdaresi Başkanı, başkan yardımcısı ve bir daire başkanının katılımıyla toplanıyor. Mükellef veya temsilcisi ile karşılıklı pazarlık yapılıyor. (Ayrıntılar için Bkz. Prof.Dr. Şükrü Kızılot – Av. Zuhal Kızılot, Vergi İhtilafları ve Çözüm Yolları, 23. Baskı, Ankara, 2014).

    UZLAŞMADA İNDİRİM ORANI NEDİR?

    Uzlaşmadaki indirimlere bakıp: “Demek ki uzlaşma olayında cezalar sıfırlanıyor ya da sıfıra yakın indiriliyor. Vergilerin de yarıdan fazlası hatta yüksek rakamlarda üçte ikisi kaldırılıyor” diye düşünmek doğru olmaz.
    Tablodaki indirimler, yapılan indirimlerin ortalamasını gösteriyor. Bu da şu anlama geliyor;
    – Cezaların, genellikle tamamına yakın kısmı kaldırılıyor.
    – Vergilerde ise, dosyalar tek tek inceleniyor. Dosyanın durumuna göre, bazılarında vergide yüzde 3-5 ya da yüzde 10 indirim yapılıyor. Bazılarında da mükellefin haklı olma durumuna göre, yüzde 50-60 hatta yüzde 90-95 indirim yapılıyor. Sıfırlama bile olabiliyor.
    Uzlaşma istenilmesi, uzlaşma olmadığı takdirde vergi mahkemelerine dava açılmasına engel değil.

    Şükrü Kızılot / hurriyet.com.tr 

  • G.V.K. GEÇİCİ 67 NCİ MADDE UYGULAMASI İLE İLGİLİ OLARAK GERÇEK KİŞİLERE YÖNELİK VERGİ REHBERİ

    G.V.K. Geçici 67. Madde Uygulaması İle İlgili Olarak Gerçek Kişilere Yönelik Vergi Rehberi Yayınlandı.      07-02-14 15:55

     

    Türk finansal araçlarına yatırım yapan gerçek kişi yatırımcıları bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olan “G.V.K. Geçici 67. Madde uygulaması İle İlgili Olarak Gerçek Kişilere Yönelik Vergi Rehberi” pdf formatında Başkanlığımızın internet sayfasında yayınlanmıştır. Rehberde, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılması ve elde tutulması sürecinde elde edilen gelirler ile mevduat faizleri, repo gelirleri ve özel finans kurumlarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik açıklamalara yer verilmiştir.

     

    Söz konusu Rehbere ulaşmak için tıklayınız.

     

     

  • Gayrimenkul satıp bir taşla 13 kuş vurmanın yolu

    Gayrimenkul satıp bir taşla 13 kuş vurmanın yolu

    Ofis, dükkân, otel, fabrika binası, arsa, arazi, şirket binası ve depo gibi üzerinde (aktifinde) kayıtlı gayrimenkulü olanlar ‘bir taşla 13 kuş’ vuruyorlar.

    Düşük bedelle gözüken gayrimenkulü, yüksek fiyata satıp ortaya çıkan kazançtan, kurumlar vergisi ödemiyorlar, KDV de yok. Böylece finansman sorununu çözüyorlar.

    “BÖYLE bir yol var mı?” demeyin var!.. Düşük bedelle gözüken gayrimenkulü, yüksek fiyata satıyorsunuz ve ortaya çıkan kazançtan, kurumlar vergisi ödemiyorsunuz. KDV de yok. Finansman sorununu çözüyorsunuz. Sattığınız gayrimenkulü belli bir süre ile kiralıyorsunuz. Kira süresi bitince, gayrimenkul yüksek bir bedelle ama ödeme yapmadan, şirketinize devrediliyor. Bu aşamada tapu harcı da ödenmiyor.
    Daha neler neler..

    SATIŞIN DAYANILMAZ CAZİBESİ

    Ofis, dükkân, otel, fabrika binası, arsa, arazi, şirket binası ve depo gibi üzerinde (aktifinde) kayıtlı gayrimenkulü olan ve özellikle “nakit ihtiyacı” bulunan ve “bankalardan kredi almakta zorlanan” şirketler, bu uygulamadan yararlanarak “bir taşla 12-13 kuş” vurabilirler.
    Örneğin, işini büyütmek isteyen ya da nakde ihtiyacı olan bir KOBİ, aktifinde 500 bin liraya kayıtlı ama piyasa değeri 10 milyon lira olan binasını;
    1- Bir leasing şirketine 10 milyon liraya satar.
    2- 10 milyon lirayı tahsil edip, finansman sorununu çözer.
    3- Satıştan doğan kazanç Kurumlar Vergisine tabi olmaz.
    4- Satış işlemi KDV’den de istisna tutulur.
    5- Satış işleminde, binde 20 yerine binde 4.55 “tapu harcı” alınır.
    6- Satışın ardından, leasing şirketi ile sözleşme yaparak, sattığı binayı kiralar.
    7-.Ödediği faizleri defterine masraf yazar.
    8- Kira ödemesi KDV’den istisna tutulur.
    9- Bilançosunda duran varlıklar 500 bin lira azalırken, dönen varlıklar 10 milyon lira artmış olur.
    10- Bu tablo, kamu ihalelerinde   şirketin rasyolarını olumlu etkiler.
    11- Kiralama süresinin bitiminde, binayı geri alır. O aşamada para da ödemez.
    12- Binanın geri alımı da KDV’den istisna.
    13- Binayı şirket üzerine alırken “tapu harcı” da ödemez.

    KURUMLAR VERGİSİ İSTİSNASI

    Şirketlerin leasing şirketine gayrimenkulleri satmasından doğan kazancın, tamamının kurumlar vergisinden istisna edilmesi için gayrimenkulün “en az iki tam yıl süreyle” şirket aktifte bulunma
    koşulu aranmaz (Bkz. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/(1)-e maddesinin 6495 sayılı Kanun’un 42.maddesiyle değişen şekli).
    Yapılan son değişiklikle, gayrimenkulün iki yıl elde bulundurulmasına bağlı yüzde 75 oranındaki kurumlar vergisi istisnası, iki yıl koşulu aranmadan yüzde 100 istisnaya dönüştürülmüştür.

    KDV İSTİSNASI

    Leasing şirketine satılan gayrimenkul, süre koşulu aranmaksızın, KDV’den de istisna olacak. Leasing şirketinin söz konusu gayrimenkulü kiraya vermesi karşılığında aldığı kira bedeli ve gayrimenkulü kiracıya geri satışı da KDV’den istisna tutulacak (Bkz. KDV Kanunu Md.17/4-y).
    KDV istisnasının uygulanabilmesi için gayrimenkulün, finansal kiralama şirketlerince bizzat kiracıdan satın alınıp, geriye kiralanması ve kiralamaya konu gayrimenkulün mülkiyetinin, sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olması koşulları aranıyor.
    Görüldüğü gibi, özellikle finansman ihtiyacı olan ya da gayrimenkulü “düşük değerle kayıtlı” olan ve bunu “güncel değerine” yükseltemeyen şirketler için “sat, kirala ve geri al” yöntemi son derece avantajlı.

    KAYNAK:http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/24733309.asp#
    Yazar :Şükrü KIZILOT

  • Yazar Kasa Fişlerinin Gider Yazılamayacağı Durumlar

    Yazar Kasa Fişlerinin Gider Yazılamayacağı Durumlar

    Muhasebe uygulamalarında yazar kasa fişi kullanılmak suretiyle çeşitli adlar altında yapılan giderler şirketlerde ve işletmelerde kar zararın tespitinde gider olarak dikkate alınmaktadır. Burada mükelleflerin dikkat ettiği husus kasa fişinin fatura düzenleme sınırının altında kalıp kalmadığıdır. Vergi mevzuatını derinleştirdiğimizde perakende satış fişleri ile ilgili olarak bazı kısıtlayıcı düzenlemelerin olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu yazımda VUK açısından yazar kasa fişlerinin diğer bir isimle perakende satış fişlerinin hangi durumlarda gider kabul edileceği ve hangi durumlarda bu belgeler yerine fatura alınmasının gerekli olduğu hususlarına mevzuattaki düzenlemelere atıfta bulunarak yanıt bulmaya çalışacağım. Özellikle aşağıda detayı verilen muktezada personelin yapmış olduğu bazı harcamalar ile ilgili olarak perakende satış fişlerinin gider olarak kabul edilemeyeceği, bunlara ait KDV’nin de indirim konusu yapılamayacağı hakkında görüş verilmiştir.

    VUK 232. Maddesinde “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler :….Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 800 lirayı geçmesi veya bedeli 800 liradan az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.” Şeklinde düzenleme ile hangi hallerde fatura düzenlenmesi gerektiğine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. VUK 233. Maddesinde de “Birinci ve  ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur.

    1. Perakende satış fişleri; 2. Makineli kasaların kayıt ruloları; 3. Giriş ve yolcu taşıma biletleri.

    Belge düzenlemelerine ilişkin temel mevzuat bu olmakla birlikte VUK’nunu  204 sayılı VUK Genel Tebliği ile uygulamaların nasıl olacağı açıklanmış olup perakende satış fişlerinin gider olması bazı şartlara bağlanmıştır. Buna göre Mükelleflerin ticari faaliyetlerine ilişkin olarak; işyerlerinde kullanılmak ve tüketilmek amacıyla satın aldıkları (Kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri gibi) ve bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen Kanuni haddi aşmayan diğer bir anlatımla perakende satış fişi (veya yazar kasa fişi) düzenleme sınırları içinde kalan mal ve hizmet bedelleri için düzenlenen perakende satış veya yazar kasa fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak uygun görülmüştür. İşletmenin tüketimi dışında satışa konu olacak mal ve hizmetlerin alımlarında ise bedeli ne olursa olsun fatura düzenlenmesi defterlere faturalara dayanılarak kayıt yapılması gerekmektedir. “ Açıklamalarına yer verilmiştir.

    Bu defa Gelir İdaresi Başkanlığı İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü’nün 28/11/2011 Tarih ve B.07.1.GİB.4.35.17.01-35-02-685 Sayılı Özelgesi ile konuya ilişkin detaylı açıklamalar yapılmıştır. Verilen özelge de VUK uygulamaları açısından; mükelleflerin şehir içi ve dışındaki iş seyahatlerinde yeme, içme gibi harcamalarının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi için fatura ile tevsiki mecburi olduğu açıklanmıştır. KDV uygulamaları açısından da KDV kanununun 30/d maddesi uyarınca fatura kullanılması gereken durumlarda perakende fişi kullanılması halinde bunların gider olamayacağı nedeniyle KDV’ninde indirilmesi söz konusu olamayacağı ifade edilmiştir.

    Bu itibarla mükelleflerin konu ile ilgili olarak daha hassas davranarak perakende satış fişi yerine fatura temin etmeleri yerinde olacaktır. Mükelleflerin bu talepleri doğrultusunda, mal ve hizmet sağlayıcılar bedeli ne olursa olsun istenmesi halinde fatura da verebilecek alt yapıyı oluşturacaklardır. Zaten uygulamada çoğu perakende satış yapan işletmeler müşteri talep etmeden fiş yada fatura tercihini alcıya sormaktadırlar. Daha sonra mali açıdan bir sıkıntı yaşamamak için perakende satış fişi yerine fatura talep etmek ve yapılan giderlerin faturaya dayandırılması daha yerinde bir tercih olacaktır. 

    Kaynak: www.MuhasebeTR.com 

  • 429 SIRA NO’LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

    429 SIRA NO’LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

     

    Resmi Gazete No 28791
    Resmi Gazete Tarihi 10/10/2013
    Kapsam
     

    1. Giriş ve Kapsam

    Vergi kanunları gereği iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle nakden veya mahsuben talep edilecek iadelerin başvurularına ilişkin olarak 10/1/1961 tarihli ve 10703 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılıVergi Usul Kanununun 120 nci maddesi ve diğer vergi kanunlarının Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.

    2. İade Talep Dilekçelerinin Standart Hale Getirilmesine İlişkin Esaslar

    Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle nakden veya mahsuben yapılacak iade talepleri, Başkanlığımız internet vergi dairesi üzerinden elektronik ortamda, bu Tebliğ ekindeki standart dilekçeler kullanılmak suretiyle yapılır.

    İade talep dilekçeleri, internet vergi dairesi şifresi kullanılmak suretiyle mükellefler veya mükelleflerce yetkilendirilecek 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre yetki almış bir meslek mensubu (serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavir) vasıtası ile elektronik ortamda gönderilebilir.

    Yetkilendirme olması durumunda, meslek mensubunun kimlik bilgileri (adı soyadı, T.C. kimlik numarası, vergi dairesi, adresi, telefon numarası, ortaklık veya şirket olması halinde ortaklığın veya şirketin adı veya unvanı, meslek unvanı ve ruhsat numarası) ile bağlı olduğu meslek odasının adını da içeren bir dilekçenin mükellef tarafından bağlıolunan vergi dairesine verilmesi gerekmektedir.

    Öte yandan, mükellefler tarafından meslek mensuplarına verilen yetkinin iptal edilmek istenmesi halinde, mükellefçe bu husus bağlı olunan vergi dairesine bir dilekçe ile bildirilir.

    Mükellefler aynı standart dilekçe ile hem mahsuben hem de nakden iade talebinde bulunabilirler. Bu durumda mahsuben iadesi talep edilen tutar için mahsuben iadenin şartları, nakden iadesi talep edilen tutar için nakden iadeninşartları aranır.

    Dilekçelere eklenmesi gereken belgeler elektronik olarak eklenir. Elektronik olarak verilmesi mümkün olmayanlar ise vergi dairesine evrak kayıt numarası/iade dosya numarası belirtilmek suretiyle teslim edilir.

    İade taleplerini elektronik olarak yapmak zorunda olan mükelleflerin iade taleplerini elektronik olarak yapmamaları durumunda iade talepleri dikkate alınmayacaktır.

    Bu Tebliğe ekli (6) numaralı iade  talep dilekçesi ile yapılacak iade taleplerinin ilgili vergi dairesine yazılı olarak başvurulmak suretiyle veya elektronik olarak yapılması mümkündür. Dolayısıyla, (6) numaralı talep dilekçesine konu iade taleplerinin elektronik ortamda verilmesi ihtiyaridir.

    Verilmesi gereken beyannamelerden hiçbirini elektronik ortamda verme zorunluluğu bulunmayan mükellefler, iade taleplerini elektronik ortamda yapabilecekleri gibi, standart iade talep dilekçelerini kullanarak vergi dairesine de başvurabilirler.

    Gelir İdaresi Başkanlığınca elektronik ortamda alınması uygun görülen belgeler ayrıca kâğıt ortamında vergi dairesine verilmez.

    Bu Tebliğde yer verilen başvuru şartlarına uygun olmaması nedeniyle iade talebinin dikkate alınmaması, iade hakkını ortadan kaldırmadığı gibi gerekli şartların sağlanması halinde yeniden iade talebinde bulunulmasına da engel değildir.

    3. Standart İade Talep Dilekçeleri

    İade talep dilekçeleri, aşağıda belirtilen adlarla, ilgili mevzuatta belirlenen esaslara uygun olarak standart formlar halinde düzenlenmiştir.

    Buna göre;

    a. Kesinti yoluyla ödenen vergilerden doğan gelir veya kurumlar vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Gelir/Kurumlar Vergisi İade Talep Dilekçesi (1A),

    b. Geçici vergiden doğan gelir veya kurumlar vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Gelir/Kurumlar Vergisi İade Talep Dilekçesi (1B),

    c. Fazla veya yersiz olarak ödenen gelir/kurumlar vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Gelir/Kurumlar Vergisi İade Talep Dilekçesi (1C),

    ç. İhracat istisnası nedeniyle doğan katma değer vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Katma Değer Vergisi İade Talep Dilekçesi (2A),

    d. İhracat istisnası dışındaki tam istisnalar nedeniyle doğan katma değer vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Katma Değer Vergisi İade Talep Dilekçesi (2B),

    e. Kısmi tevkifat uygulamasına ilişkin katma değer vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Katma Değer Vergisi İade Talep Dilekçesi (2C),

    f. İndirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan katma değer vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Katma Değer Vergisi İade Talep Dilekçesi (2D),

    g. Katma değer vergisi beyannamesinden bağımsız olarak yapılacak katma değer vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Katma Değer Vergisi İade Talep Dilekçesi (2E),

    ğ. Fazla veya yersiz ödenen katma değer vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Katma Değer Vergisi İade Talep Dilekçesi (2F),

    h. İhracat istisnasından ve indirimli ÖTV uygulamalarından doğan özel tüketim vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Özel Tüketim Vergisi İade Talep Dilekçesi (3A),

    ı. Fazla veya yersiz ödenen özel tüketim vergisi ile bazı uluslararası anlaşmalar kapsamındaki alımlara ilişkinözel tüketim vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Özel Tüketim Vergisi İade Talep Dilekçesi (3B),

    i. Özel iletişim vergisi beyannamesine bağlı olarak yapılacak özel iletişim vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Özel İletişim Vergisi İade Talep Dilekçesi (4A),

    j. Özel iletişim vergisi beyannamesinden bağımsız olarak yapılacak özel iletişim vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler için Özel İletişim Vergisi İade Talep Dilekçesi (4B),

    k. Avrupa Birliği mali yardımları kapsamındaki vergilerle ilgili nakden veya mahsuben iadeye ilişkin talepler için Avrupa Birliği Mali Yardımları Kapsamındaki Vergilerle İlgili İade Talep Dilekçesi (5),

    l. Diğer iade talepleri için Diğer İadelere İlişkin Talep Dilekçesi (6)

    kullanılacaktır.

    4. İade Talebinin Değiştirilmesi veya Talepten Vazgeçilmesi

    Mahsuben ve/veya nakden iade talebi, muhasebe işlem fişinin düzenlenmesinden önce verilecek yeni bir dilekçe ile değiştirilebilir veya iade talebinden vazgeçilebilir.

    Değişiklik veya vazgeçme taleplerinin Tebliğ ekinde yer alan “İade Talebinin Değiştirilmesine/İade Talebinden Vazgeçilmesine İlişkin Dilekçe (7)” ile yapılması gerekmektedir.

    Üçüncü şahısların borçlarına yönelik mahsup taleplerinin değiştirilebilmesi için üçüncü şahısların bu  husustakimuvafakatlarının alınması ve bunu gösteren belgenin (noter tasdikli) dilekçe ekinde vergi dairesine ibraz edilmesi şarttır.

    5. Diğer Hususlar

    5.1. Bu Tebliğle iade taleplerinde kullanılması öngörülen standart iade talep dilekçeleri muhteviyatında değişiklik yapmaya Gelir İdaresi Başkanlığı yetkili olup, güncel standart iade talep dilekçelerine Başkanlık internet sitesinden ulaşılabilecektir.

    5.2. Elektronik ortamda iade talebinde bulunmak zorunda olmayan mükellefler, iade talep dilekçelerini ve eklerini, ilgili vergi dairesine elden verebilecekleri gibi posta ile de gönderebilirler. Taahhütlü posta veya APS ile gönderilen dilekçe ve eklerinde postaya verildiği tarih, adi posta ile gönderilen dilekçe ve eklerinde ise vergi dairesi kayıtlarına giriş tarihi esas alınır.

    5.3. 21/6/2006 tarihli ve 26205 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılan fonların ve yatırım  ortaklıklarının, 3/4/2007 tarihli ve 26482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (34.6) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde doğan iade talepleri “Gelir/Kurumlar Vergisi İade Talep Dilekçesi (1A)” ile yapılır.

    6. Yürürlük

    Bu Tebliğ yayımı tarihini izleyen ayın başında yürürlüğe girer.

    Tebliğ olunur.

     

    Tebliğin Ekleri

  • İnternet sitesi zorunluluğu başlıyor

    İnternet sitesi zorunluluğu başlıyor

    İnternet sitesi zorunluluğu başlıyor

    İnternet sitesi zorunluluğu başlıyor

    Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın bağımsız denetime tabi şirketlere yönelik internet sitesi açma zorunluluğu, 1 Ekim’de başlıyor.

    Yeni Türk Ticaret Kanunundaki düzenlemeler ile ticaret hayatına ilişkin bir dizi yeniliğe imza atan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, bu kapsamda bir yeniliği daha hayata geçiriyor. Bakanlığın 1 Temmuz’da yürürlüğe giren Sermaye Şirketlerinin Açacakları İnternet Sitelerine Dair Yönetmeliği’ne göre, bağımsız denetime tabi şirketlerin internet sitesi açma zorunluluğu yarından itibaren başlayacak.

    Yönetmelik, 1 Temmuz’dan sonra kurulan bağımsız denetime tabi şirketlerin, ticaret siciline tescil edildiği tarihten itibaren 3 ay içinde internet sitesi açmaları zorunluluğu getiriyordu. Zorunluluk kapsamına giren ve halihazırda internet sitesi olan şirketler ise belirlenen kurallara göre sitelerini güncelleyecek. Şirketler, bu kapsamda internet sitelerinin bir bölümünü kanunen yapılması gereken ilanların yayımlanması için uyarlayacak.

    Şirketler, söz konusu internet sitesi yükümlülüğünü doğrudan kendileri yerine getirebileceği gibi Merkezi Veri Tabanı Hizmet Sağlayıcısı (MTHS) adı verilen özel hukuk tüzel kişilerinden de destek alabilecek. Oluşturulan internet sitesi, şirketlerin MERSİS numarası altında tescil edilecek.

    Sitede neler olacak?

    İnternet sitesinin açılması ile birlikte siteye konacak bilgiler arasında, şirketin MERSİS numarası, merkezi, taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı ile anonim şirketlerde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin, limited şirketlerde müdürlerin, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde ise yöneticilerin isimleri yer alıyor. Ayrıca, şirketin son 3 yılın finansal tabloları ile yıllık faaliyet raporları, gereğinde ara bilançoları ortakların incelemesine sunulmak üzere genel kurul kararından önceki 30 gün içinde internet sitesinde yer alacak.

    Öte yandan, şirkete fesih davası açılmış ise davanın açıldığı hususu, sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç 5 gün içinde internet sitesine konacak.

    Bilgiler arşivlenecek

     İnternet sitesinde yayımlanan içerik, ilgili mevzuatta daha uzun bir süre öngörülmedikçe internet sitesindeki yayımının son bulduğu tarihten itibaren 5 yıl süre ile elektronik olarak arşivlenecek.

    İnternet sitesinde yer alacak içeriğin arşivlenmesinde güvenli elektronik imza ve zaman damgası kullanılacak, içeriğin MERSİS veya diğer veri tabanlarına bir MTHS aracılığıyla aktarılması bakanlık tarafından zorunlu kılınmışsa bu içerik belirlenen format ve standartlara uygun olarak ilgili veri tabanına aktarılabilecek.

    Öte yandan, 21 Eylül’deki Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklikle, doğrudan bağımsız denetim kapsamında olmayan sermaye şirketlerine internet sitesi yükümlülüğü kaldırıldı.

    AA – Hüseyin Karatepe

  • Geçici vergi ödemesinde değişiklik

    Geçici vergi ödemesinde değişiklik

     

    Geçici vergi ödemesinde değişiklik

    Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Gelir Vergisi Kanun Tasarısı’nın ‘Geçici Vergi’ başlıklı 81. maddesi uyarınca “Basit usulde vergilendirilenler hariç kazanç sahipleri, serbest meslek erbabı ve kurumlar cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, ticari ve mesleki kazancının veya kurum kazançlarının tespitine ilişkin hükümlere göre belirlenen ilgili takvim yılı veya hesap döneminin” üçer aylık kazançları (son üç aylık hariç olmak üzere) üzerinden geçici vergi ödemekle yükümlü tutulmuşlardır.
    Buna göre sözü edilen mükellefler bundan böyle yeni Gelir Vergisi Kanunu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülerek kabul edilmesi ve Cumhurbaşkanlığı makamınca onaylanmasından sonra geçici vergi ödemekle yükümlü olanlar “ekim, kasım, aralık” aylarını kapsayan ve uygulamada dörduncü dönem olarak ifade edilen geçici vergi beyannamesini vermeyecek ve bu dönem için geçici vergi ödemeyecek. 
    Geçici vergi gerçek kişi mükellefler için yüzde 15, kurumlar için ise yüzde 20 olarak uygulanacak.
    Diğer yandan aynı tasarıda tanımı yapılan ‘Yıllara yaygın taahhüde dayalı inşaat ve onarım işleri’ ile ‘noterlik’ görevini ifa ile mükellef olanların bu işlerden sağladıkları kazançlar geçici vergi matrahına dahil edilmeyecek.
    Geçici vergi matrahının hesaplanmasında Vergi Usul Kanunu’nun değerlemeye ait hükümlerinin uygulanması bakımından, kazanç tespitine esas alınan üçer aylık dönemlerin son günü, söz edilen kanunun 186. maddesinde belirtilen bilânço günü olarak kabul edilmiştir. Ancak bu dönemlerin son günündeki mal mevcutları, istenirse sadece kayıtlar üzerinden tespit edilebilecek.
    Yeni Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan indirim ve istisnalar geçici vergi matrahının tespitinde de dikkate alınacak.
    Geçici verginin dörduncü dönem beyanının kaldırılmasına paralel olarak gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyan dönemlerinde de değişiklik yapılması öngörülmüş, bu bağlamda da yıllık beyan zamanı gerçek kişiler için izleyen yılın şubat ayının 20’sine, kurumlar için de mart ayının 20’sine çekilmiş bulunmaktadır. 
    Mükellefler, işin bırakılması veya tasfiyeye girilmesi halinde, işin bırakıldığı veya tasfiyeye girildiği dönemi izleyen dönemler de geçici vergi ödemeyecekler.
    Bakanlar Kurulu, geçici vergi oranını 5 puana kadar indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine kadar getirmeye, gerçek kişi veya kurumlar için farklı oranlar belirlemeye, Maliye Bakanlığı geçici vergi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
    Tasarının 82. maddesinde yer alan düzenleme gereği geçici vergi üçer aylık dönemi izleyen ikınci ayın 14. günü akşamına kadar bağlı bulunulan vergi dairesine beyan edilecek ve 17. günü akşamına kadar ödenecek. Yapılan bu düzenleme gereği olarak Bakanlar Kurulu geçici verginin beyan ve ödeme süresini beyan edileceği ayın herhangi bir günü olarak belirlememeye yetkili kılınmıştır.
    Yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin yüzde 10’unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen tarhiyatta, geçici verginin yeni Gelir Vergisi Kanunu’nda belirtilen mahsup süresinin geçmiş olması tarhiyatın yapılmasına engel oluşturmayacak. Ancak mahsup süresi geçtikten sonra tarh edilen ve kesinleşen vergiler terkin edilecek, buna karşılık gecikme faizi ve ceza mükelleften tahsil edilecek.
    Bir önceki takvim yılında veya hesap döneminde üçer aylık dönemler halinde tahakkuk ettirilerek tahsil edilen geçici vergi, yıllık beyanname üzerinden hesap edilen vergiden mahsup edilecek. Bu bağlamda mahsup edilemeyen tutarlar, mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilebilecek. Bu mahsuplara rağmen kalan geçici vergi, zamanaşımı süresi içinde yazılı olarak talep edilmesi halinde mükellefe red ve iade edilecek.
    İlgili hesap dönemine ilişkin tahakkuk ettirilen geçici verginin sadece ödenen kısmının yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilmesi söz konusu olabilecek. Bu bağlamda geçici vergiyi süresi içerisinde ödemeyenlerin, ödemedikleri geçici vergiyi yıllık beyanname üzerinde indirim konusu yapmaları da mümkün olamayacak.
    Yeni Gelir Vergisi Kanun Tasarısı’nda geçici vergi uygulaması ile yapılan yeni düzenlemede, bundan böyle geçici vergi mükellefleri yılda dört defa ödemek zorunda kaldıkları geçici vergiden, son dönemi ödemek zorunda kalmayacaklar, dolayısıyla yılda sadece üç defa geçici vergi ödemekle yükümlü olacaklar. 

    VEYSİ SEVİĞ / İTO

  • İş Hukuku Ve Sosyal Güvenlik (Sorular-Cevaplar)

    İş Hukuku Ve Sosyal Güvenlik (Sorular-Cevaplar)

    İş Hukuku Ve Sosyal Güvenlik (Sorular-Cevaplar)

    Geçici ve Belirli Süreli İşlerde İşverenlerin Yükümlülükleri
    6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa dayalı olarak çıkarılan Geçici ve Belirli Süreli İşlerde İş Sağlığı ve Güvenliği Hakkında Yönetmelik 23 Ağustos 2013 tarih ve 28744 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. İşveren, belirli süreli işlerde veya geçici süreli iş ilişkilerinde, özellikle kişisel koruyucu donanımlara erişim dâhil olmak üzere işyerinde çalışanların sağlık ve güvenliklerinin korunmasını içeren çalışma koşulları bakımından farklı uygulamalarda bulunamaz.

    Çalışanlarını geçici olarak devreden işveren ile birlikte geçici iş ilişkisi kurulan işveren, yapılan iş süresince işin yapılması ile ilgili koşullardan sorumludur. İşin yapılmasına ilişkin sorumluluk, iş sağlığı ve güvenliği ile iş hijyeni konuları ile sınırlıdır. Söz konusu yönetmelikte işveren yükümlülükleri dört balıkta değerlendirilmiştir.

    Eşit davranma yükümlülüğü
    İşveren, belirli süreli işlerde veya geçici süreli iş ilişkilerinde, özellikle kişisel koruyucu donanımlara erişim dâhil olmak üzere işyerinde çalışanların sağlık ve güvenliklerinin korunmasını içeren çalışma koşulları bakımından farklı uygulamalarda bulunamaz.

    Çalışanların bilgilendirilmesi yükümlülüğü

    Genel bilgilendirme
    İşveren, belirli süreli işlerde veya geçici süreli iş ilişkilerinde 6331 sayılı Kanunun 16. maddesinde belirtilen çalışanları bilgilendirme yükümlülüğü saklı kalmak kaydı ile çalışanlara;

    a) İşe başlamadan önce yapacakları işin ne olduğu ve bu işte karşılaşacakları riskler hakkında gerekli bilgilerin verilmesini sağlar.
    b) Özellikle yapılacak işin gerektirdiği mesleki bilgi, yetenek, tecrübe ve gerekli sağlık gözetiminin neler olduğu konusunda bilgi verilmesini sağlar. Ayrıca iş nedeniyle ortaya çıkabilecek ilave özel riskler açıkça belirtilir.
    Ayrıca işyerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesi için görevlendirilen kişiler; belirli süreli veya geçici süreli iş sözleşmeleri ile istihdam edilecek çalışanlarla ilgili olarak geçici iş ilişkisi kurulan veya belirli süreli işi üstlenen işveren tarafından bilgilendirilir. Söz konusu çalışanların da diğer çalışanlarla birlikte sağlık ve güvenliklerinin sağlanması için gerekli çalışmalar yapılır. Bu düzenleme 4857 sayılı İş Kanununa göre çalışan istihdam edilen ve 50 ve daha fazla çalışanın bulunduğu işyerlerindeki işler için 23 Ağustos 2013 tarihinde, Diğer işyerleri için 6331 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentleri ile birlikte 30 Haziran 2012 tarihinde eş zamanlı olarak yürürlüğe girecek.

    Geçici iş ilişkisinde bilgilendirme
    a) Geçici iş ilişkisi ile çalıştırılacaklarla ilgili olarak geçici iş ilişkisi kurulacak işveren diğer işverene, yapılacak işin gerektirdiği mesleki bilgi, yetenek ve işin özellikleri hakkında gerekli bilgiyi verir. Bu bilgilerin sözleşmede yer almasını sağlar.
    b) Çalışanlarını geçici olarak devredecek işveren de aldığı bu bilgileri geçici iş ilişkisi ile çalıştırılacak çalışanlara verir.

    C) Eğitim verme yükümlülüğü
    6331 sayılı Kanunun “çalışanların eğitilmesi” başlıklı 17. maddesi hükmü ile birlikte işveren, belirli süreli veya geçici süreli iş sözleşmeleri ile istihdam edeceği çalışanların bilgi ve tecrübelerini de dikkate alarak, yapacakları işin niteliğine uygun yeterli eğitim almalarını sağlar.

    Sağlık gözetimi yükümlülüğü
    6331 sayılı Kanuna göre yapılacak sağlık gözetimlerinde; sağlık ve güvenlik yönünden özel sağlık gözetimi gerektiren işlerde; işveren, belirli süreli veya geçici süreli iş sözleşmeleri ile istihdam edeceği çalışanların, işin gerektirdiği özel sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar. Söz konusu özel sağlık gözetimi, işten kaynaklanan gereklilik devam ettiği sürece, çalışanın sözleşme süresinin sona ermesinden sonra da sürdürülür.

    RESUL KURT / DÜNYA

     

  • Ba-Bs Bildirim Formları İçin Kontrol Modülü Eklenmiştir.

    Ba-Bs Bildirim Formları İçin Kontrol Modülü Eklenmiştir.

    Ba-Bs Bildirim Formları İçin Kontrol Modülü Eklenmiştir.      29-08-13 10:57

     

    Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerden alınan Ba-Bs bildirim formları için 01.09.2013 tarihi itibariyle e-beyanname sistemine kontrol modülü eklenerek program değişikliği yapılacaktır. Bildirim formlarında mal veya hizmet alış/satışı yapılan mükelleflere ait vergi kimlik/T.C. Kimlik numaralarının hatalı yazılması ve Ba bildirim formlarında geçmiş dönemlerde terk etmiş (faaliyeti sona ermiş) mükelleflerden alım yapıldığının bildirilmesi durumlarında, bildirimler mükelleflerce onaylanmadan önce kendilerine e-beyanname sistemi içerisinde uyarı mesajı gönderilecektir.

     

    Bu nedenle, bildirimlerin mükellefler tarafından gönderilmesi esnasında, kendilerine gelen uyarı mesajlarını dikkatli bir şekilde kontrol etmeleri, mesajlardaki uyarılar doğrultusunda bildirimlerini tekrar düzenleyerek, onaylamak suretiyle göndermeleri gerekmektedir.

     

    Uyarı mesajlarına rağmen bildirimlerinde hatalı vergi kimlik/T.C. Kimlik numarası bulunan ve/veya geçmiş dönemlerde terk etmiş mükelleflerden alım yaptığını bildiren mükellefler, haklarında işlem yapılmak üzere bağlı bulundukları vergi dairelerine sevk edileceklerdir.